| Bir şirketin hastasıyla bu kadar ilgilenmesi nadir görülen bir şey. | Open Subtitles | من النادر لشركة ما أن تهتم بمريض لهذه الدرجة |
| Dedektif Britten, kendinizi, deliliği yüzünden akıl hastanesine konmuş bir şizofreni hastasıyla mukayese ediyorsunuz. | Open Subtitles | محقق بريتن انت تقارن نفسك بمريض تشيزوفرينيا قادته أوهامه ليكون نزيلا بالمصحة |
| Ben eski bir hastasıyla ilişki yaşayan bir psikiyatristim. | Open Subtitles | إنني طبيبة نفسانية مغــرمـة بمريض ســابق. |
| Makarna oynamak, bir hastalık hastasıyla uğraşmaktan çok daha kolaydı. | Open Subtitles | اللعب بالمعكرونة كان أكثر متعة من التعامل مع مريض بالوسواس |
| Tedavi edilmemiş bir yanığı olan meşgul bir şeker hastasıyla birlikteyseniz. | Open Subtitles | اذا كنت طبيبا بصحبة مريض سكري مشغول ولديه جرح لم يعالج |
| Bir şirketin hastasıyla bu kadar ilgilenmesi nadir görülen bir şey. | Open Subtitles | من النادر لشركة ما أن تهتم بمريض لهذه الدرجة |
| Eski bir hastasıyla ilgili görüşüne ihtiyacım var. | Open Subtitles | أحتاج رأيه بمريض سابق |
| - Burke'ün hastasıyla ilgileniyorsun? | Open Subtitles | -من السيء الإهتمام بمريض (بورك ) |
| Sadece dün gece hastaneye yatırılan karaciğer hastasıyla ilgili önerinizi almaya geldim. | Open Subtitles | جئت فقط لأن أسألك النصيحة بشأن مريض الكبد هذا الذي دخل الليلة الماضية |
| Hey, "Sahil" hastasıyla ilgili haftasonu için sorun oluştu. | Open Subtitles | مشكلة بسيطه اجازة هذا الاسبوع مع مريض الشاطئ |
| 14 yaşında bir GSW hastasıyla ilgilendim. Her yer kan oldu. | Open Subtitles | أجل، حالة إطلاق نار على مريض في الـ14، كانت دموية. |
| Çünkü bir doktor için hastasıyla romantik ilişki kurması etik olmaz. | Open Subtitles | لإنه أمر غير أخلاقي لطبيب أن يكون في علاقة عاطفية مع مريض. |
| Bunun uzun süreli hafıza oluşumundaki rolü, 1950'lerde, H.M. diye tanınan bir hastasıyla yaptığı araştırmada Brenda Milner tarafından kanıtlandı. | TED | دوره في تكوين ذكريات طويلة الأمد أثبت في الخمسينات من قبل "برندا ملنر" في بحثها مع مريض يعرف بـ"ه.م." |