| Evet, bu hayatımın fırsatı ve sizin beklentilerinizi karşılabileceğimi umuyorum. | Open Subtitles | حسناً، هذه فرصة العمر... ... وأنا في الواقع اتمنى أن أكون على مستوى توقعاتكِ. |
| hayatımın fırsatı diyen sendin! | Open Subtitles | لفد قلتها من قبل هذه فرصة العمر |
| Bana hayatımın fırsatı verildi. | Open Subtitles | و قد أعطيت لي فرصة العمر |
| Evet, hayatımın fırsatı. | Open Subtitles | بالفعل هي فرصة العمر |
| hayatımın fırsatı bir anda karşıma çıkmıştı. | Open Subtitles | "فرصة العمر كانت تُحدّق في وجهي" |
| Bu hayatımın fırsatı! | Open Subtitles | ! انها فرصة العمر |
| Ve McClaren davasında çalışmak hayatımın fırsatı olabilir. | Open Subtitles | ...والعمل على قضية (ماكلرين) سيكون فرصة العمر بالنسبة لي |
| - Bu hayatımın fırsatı. | Open Subtitles | -إنها فرصة العمر |