| - 20 dakikaya seninle buluşmak için hurdalığa gelebilirim. | Open Subtitles | أستطيع مقابلتك في ساحة الخردة خلال عشرين دقيقة |
| Kardeşin Tore'u uyarmak için hurdalığa gittim ama orada değildi. | Open Subtitles | لقد كنت في ساحة الخردة الخاصة بأخوك تور لكي أحذره, ولكنه لم يكن هناك |
| hurdalığa gömülü olduklarını gördüğüm sekiz yol göstericide. | Open Subtitles | مع تلك المنارات الثمانية التي رأيتها مدفونة في ساحة الخردة ؟ |
| Şehrin dışında kontrol ettiği hurdalığa giderdi. | Open Subtitles | إلى ساحة خردة يسيطر عليها عند طرف البلدة |
| Polis Fey Sommers'in arabasını bir hafta önce hurdalığa bırakmış. | Open Subtitles | أطلقت الشرطة سراح سيارة (فاي سامرس) إلى ساحة خردة قبل اسبوع |
| Ama kullanacak malzemem yoktu. Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum. | TED | لكن لم تتوفر لي المواد لأستخدمها. لذا ذهبت الى ساحة للخردة حيث وجدت المواد اللازمة لي. |
| Romantik Takım hurdalığa gidecek. | Open Subtitles | الفريق الرومانسي يذهب إلى ساحة الخردة |
| - Pekâlâ, önce hurdalığa bakalım. | Open Subtitles | -حسناً لنتفقد ساحة الخردة أولاً |
| Ölü adamın ailesi, arabayı Batı Virjinya, Seneca Rocks'taki hurdalığa satmış. | Open Subtitles | عائلة الرجل الميت قالوا أنّهم باعوا السيارة للخردة في ساحة مخلفات بـ"سينكا روكس"، غرب "فيرجينيا" |
| Daha çok hurdalığa benziyor. | Open Subtitles | تبدو كمستودع للخردة |