| İlk randevuda seks yapmama kuralını çiğnediğimiz için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيد لأننا كسرت القاعدة وكان الجنس على التاريخ الأول. |
| Sadece, arkadaşım Brad'i gördüğüm için çok mutluyum. | Open Subtitles | ربما أنا سعيد فقط لرؤية صديقي براد |
| İçki olmadan ameliyat yapmak zorunda kalmadığımız için çok mutluyum. | Open Subtitles | . أنا سعيد جداً أننا لن نعمل بدون تناول شراب |
| Gösteriyi beğendiğiniz için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيد لأنك أستمتعتي بالعرض لقد أستمتعت - نعم - |
| Polis sonunda o genetiğiyle oynanmış psikopat maymunu yakaladığı için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيدة أن الشرطة ألقت القبض أخيرًا على ذلك القرد المعتوه المعدّل وراثيًّا |
| Kızımın hayatında senin gibi biri olduğu için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيدة جدا أن ابنتي لديها شخص مثلك في حياتها |
| Senin o aptal doğumgününden önce ölmüş olacağım için çok mutluyum! | Open Subtitles | أنا سعيدة جداً أنني سأموت قبل عيد ميلادك الغبي |
| Teşekkür ederim. Beni aranıza kabul ettiğiniz için çok mutluyum. | Open Subtitles | شكراً لك, أنا سعيد جداً لأنك قبلتني في مجموعتك |
| Bu ilk resmi buluşmamız olduğu için çok mutluyum ama benim hakkımda bir şeyi bilmelisin sürprizler beni çok gerer. | Open Subtitles | أنا سعيدة جداً لأن هذا أول موعد رسمي لي لكن يجب أن تعلم شيء عنّي المفاجئات تجعلني متوترة |
| - Senin için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيدة جداً من أجلكِ |
| Şehrin güvenliği böyle emin ellerde olduğu için çok mutluyum. | Open Subtitles | يسعدني أن أعرف أن أمن الوطن في هذه الأيدي القادرة |
| Tekrar bunlar yaşanmadığı için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيد لأننا لم نعد نتلقاها منك بعد الآن |
| Bu güzel kameralara sahip olduğumuz için çok mutluyum. | Open Subtitles | هو رجل شرير أنا سعيد لأننا نمتلك هذه الكاميرات الجميلة |
| Sadece, arkadaşım Brad'i gördüğüm için çok mutluyum. | Open Subtitles | ربما أنا سعيد فقط لرؤية صديقي براد |
| Tekrar beraber olduğumuz için çok mutluyum. İçki ister misin? | Open Subtitles | أنا سعيد جداً لأننا أصبحنا معاً مجدداً، أتريدين احتساء شراب؟ |
| Sonunda gerçekten sevdiğin birilerini bulduğun için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيد لأنك وجدت شخص ان كنت حقا مثل |
| Gautam onu tam zamanında yetiştirdiği için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيدة أن جاوتام معها في وقت كهذا |
| Leonard, seni seven ve önemseyen bir kadın bulduğun için çok mutluyum. | Open Subtitles | فصيل عبد الواحد. ليونارد، أنا سعيدة جدا أن كنت قد وجدت امرأة |
| - Senin için çok mutluyum. - Evet, ben hala inanamıyorum. | Open Subtitles | أنا سعيدة جداً لك أجل ، لازلت لا أصدق هذا |
| Bu tedavilerin patentini alma konusunda ısrar ettiğin için çok mutluyum. | Open Subtitles | أنا سعيد جداً لأنك حثثتنا للاستيلاء على براءة هذه العلاجات |
| Ve kız kardeşim bunu bulduğu için çok mutluyum. | Open Subtitles | وأنا سعيدة جداً لأن أختي الكبرى وجدته |
| Senin için çok mutluyum. | Open Subtitles | انا سعيدة جداً من أجلكِ. |
| Beni aile krizinin tam ortasına attığın için çok mutluyum neden bazı şeyleri iyice anlayana kadar biraz sakinleşmiyoruz? | Open Subtitles | أنت تعرف ماذا؟ يسعدني أن تقحمني في أزمة منتصف عمرك ، ولكن لماذا لا نهدأ الأمور |
| Daha önce sıcak hisler beslediğim biriyle yapmamış olduğum için çok mutluyum. | Open Subtitles | أتعلمين، أنا في غاية السعادة لأنني لم أفعلها مع شخص أُكن له مشاعر فاترة |
| Bize katılmana çok sevindim. Burada olduğum için çok mutluyum. | Open Subtitles | انا سعيد جداً انك معنا الان - انا ممتن جداً كوني هنا - |
| Tanrım, ikinci defa ilk defa geçirdiğim için çok mutluyum Çok özel olacak. | Open Subtitles | رباه، إني سعيد جداً بأن المرة الأولى الثانية لي ستكون مميزة جداً. |
| Ve ben de etik dışı davranışlara katkıda bulunacak herhangi bir delil deşifre etmediğim için çok mutluyum. | Open Subtitles | و أنا سعيد جداً بأني لم أكشف أي أدلة إضافية تخص السلوك الغير أخلاقي |