Ancak ister arzusuyla, ister önceden programlanmış şekilde ihanet etmiş olsun, yine de-- | Open Subtitles | لكن سواء خاننا راغبا او ..... كان مبرمج سابقا هو مازال |
Size yakın biri ikimize de ihanet etmiş. | Open Subtitles | ثمة أحد قريب منك, خاننا نحن الإثنين |
Tribünlerimizden biri de bize ihanet etmiş ve bu entrikacılar partisine katılmıştır. | Open Subtitles | ان واحد من التربيون خاصتنا قد خان نفسه وانضم الى حزب المتامرين هذا |
Eğer soruna cevap verirsem çok yakın birine ihanet etmiş olurum. | Open Subtitles | اذا أجبت على سؤلك سأخون شخص عزيز جداً عليه |
O yüzden baştan yazamıyorsun çünkü tekrar yazmak aldatmak ve yalan söylemektir böylece kendi düşüncelerine ihanet etmiş olursun. | Open Subtitles | اذن لا يمكنك اعادة الكتابة لأن اعادة الكتابة تعني الخداع والكذب وأنت تخون أفكارك |
Bana her seferinde ihanet etmiş olan İmparator ile, artık hiçbir alakam olmaz. | Open Subtitles | ليس لدي أعمال ..أخرى مع الامبراطور الذي خانني في كل منعطف |
Eğer onu suçlarsam ve bir şey yapmadıysa ona ihanet etmiş olurum. | Open Subtitles | ان اتهمته و لم يكن قد قام بشيء عندها أكون قد خنته |
- Sayıları çok fazla. Biri ihanet etmiş olmalı. | Open Subtitles | -هناك الكثير منهم لابد أن شخص ما خاننا |
Biri Glaber'ın ödülüne konmak için bize ihanet etmiş. | Open Subtitles | شخص ما خاننا بوعود من (غلابر) من اجل جائزته |
Size yakın biri ikimize de ihanet etmiş. | Open Subtitles | هناك شخص مقرب إليك قد خاننا |
Bize ihanet etmiş. | Open Subtitles | لقد خاننا. |
Sosyal görevlisi olarak bu adamın konumu güvene dayalı ve adam bu güvene ihanet etmiş. | Open Subtitles | كان هذا الرجل في موضع ثقة وقد خان تلك الثقة |
Halkını ve ailesini azat etmek için Goa'uld'a ihanet etmiş. | Open Subtitles | أنه خان الـجواؤلد لينقذ شعبه وعائلته |
Bu yolda sevdiklerine ihanet etmiş olabilir. | Open Subtitles | و قد يكون خان أحبائه لأجل قضيته |
Eğer buraya gelmeseydim kendime ihanet etmiş olurdum. | Open Subtitles | و إذا لم أكن هنا سأخون نفسي |
Eğer buraya gelmeseydim kendime ihanet etmiş olurdum. | Open Subtitles | و إذا لم أكن هنا سأخون نفسي |
Kurtarıcımıza ihanet etmiş olurum. | Open Subtitles | سأخون مخلصنا في لحظة |
George'u severek babana ihanet etmiş olmazsın. | Open Subtitles | أنك لن تخون والدك بحبك لجورج |
Alex, dinle, annene ihanet etmiş gibi hissettiğini biliyorum, ama inan bana, bu, onun başına gelen en iyi şey olabilir. | Open Subtitles | اليكس), اصغى اليَّ) انا اعلم انك تشعر وكانك تخون والدتك, ولكن صدقنى هذا ربما يكون افضل شيء حدث لها |
Purcell bana ihanet etmiş olabilir, ama O yalnızca bir piyon. | Open Subtitles | لربّما خانني (بورسيل)، لكنّه مجرّد بيدق |
En iyisinin bu olduğunu biliyorum ama yine de ihanet etmiş gibi hissediyorum. | Open Subtitles | أعلم أن هذا لأجل الأفضل لكني لازلت أشعر بأني خنته |
Bu bizim görevimizi yerine getirmediğimiz anlamına gelirdi. Anavatanımıza ihanet etmiş olurduk. | Open Subtitles | وكان هذا سيعني أننا لم نوف بمهمتنا وأننا خنا وطننا |
Kısaca sana inanmayarak güvenine ve ailene ihanet etmiş olduğunu söyledim. | Open Subtitles | جعلتها بسيطة وموجزة ، وهادفة اوضحت لها أنها لا تثق بك وانها خانت ثقتك وثقة عائلتك |