"imtiyaz" - Translation from Turkish to Arabic

    • إمتياز
        
    • الإمتياز
        
    • الامتياز
        
    • تنازلات
        
    • بلديّة
        
    • مزايا
        
    Neşelen çocuğum çünkü Cehennem'de nadir görülen bir imtiyaz elde etmek üzeresin. Open Subtitles إبتهجي يا طفلتي لأنك على وشك أن 'تجازي و هذا إمتياز نادر في الجحيم
    İmtiyaz söz konusu olamaz. Open Subtitles ليس هناك إمتياز هنا
    Siz ve ben, ordumuz için, savaş madalyaları hakkında, araştırma yapma işine büyük bir sorumluluk ve imtiyaz vermişizdir. Open Subtitles الحرب إنتهت, أنا وأنت أعطينا مسؤولية عظيمة وحق الإمتياز للتحقيق على الوسام لجيشنا
    Packett acele etmemizi istedi ve kalabalıkta bizi izleyen imtiyaz sahibine bir şans verdi. Open Subtitles باكيت ارادني ان اتعجل واعطيه الامتياز في الزحام
    Bizden herhangi bir imtiyaz alabilmek için çaresiz durumdalar. Open Subtitles وهُم مستميتون للحصول على أيّ تنازلات لإبعادنا.
    Babam Kraldan imtiyaz belgesi almaya gidecek. Open Subtitles سيشتري والدي وثيقة بلديّة من الملك
    Bundan sonra, bir süre boyunca ne bir sinema gecesi olacak ne de başka özel bir imtiyaz. Open Subtitles لن يكون هناك ليلة أفلام أخرى ولا أي مزايا أخرى في المستقبل القريب
    Müşterilerim imtiyaz sahibidir. Open Subtitles -قائمة موكّلي ذات إمتياز
    İmtiyaz! Open Subtitles إمتياز
    Bir imtiyaz yani. Open Subtitles إمتياز إذن
    Siz ve ben, ordumuz için, savaş madalyaları hakkında, araştırma yapma işine büyük bir sorumluluk ve imtiyaz vermişizdir. Open Subtitles الحرب إنتهت, أنا وأنت أعطينا مسؤولية عظيمة وحق الإمتياز للتحقيق على الوسام لجيشنا
    Fransız imtiyaz bölgesine karşı gelmeye cesaret edemezler. Open Subtitles لن يجرؤ للسيطرة على منطقة الإمتياز الفرنسية.
    - Fakat bu imtiyaz büyük sorumluluk gerektiriyor. Open Subtitles -ولكن مع الإمتياز تأتي مسؤولية جسيمة
    Bence Kral tarafından böyle bir imtiyaz karşısında siz de gururlanırdınız. Open Subtitles أعتقد انك ستتشرف بهذا الامتياز من قبل الملك
    Aslında imtiyaz için bana para ödedi. Çok itaatkardı. Open Subtitles في الواقع دفعت لي الامتياز كانت مطيعة جداً
    Ama altyapı ve güvenliği imtiyaz bedeli sağlıyor. Open Subtitles .. لكن رسوم حق الامتياز والبنية التحتية و الأمن
    Çünkü Batı tarafından Sovyetlere tanıdığınız her imtiyaz,... Open Subtitles لأن أيه تنازلات تُقدم للسوفييات
    İmtiyaz falan istemiyorum. Open Subtitles تعدينا هذا بكثير لا أريد تنازلات
    Kralla baş başa. imtiyaz belgesi isteyebilir! Open Subtitles إنّها مختلية بالملك، ستطلب وثيقة بلديّة
    Ev sahibi olarak hak ettiğim bir imtiyaz bu. Sen ne olacaksın? Open Subtitles تلك أحدى مزايا المضيف
    Ev sahibi olarak hak ettiğim bir imtiyaz bu. Sen ne olacaksın? Open Subtitles تلك أحدى مزايا المضيف

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more