| Ancak yalnızca cömert katkılar, inanç ve mücadele ile tam potansiyeline ulaşır. | TED | و عبر الإسهام الوافر و الإيمان و التحدي يحققون إمكاناتهم. |
| Ama tüm dünyadaki dualar bile, bu insanların içindeki inanç ve ümidin birleşmesiyle oluşan, küçücük bir mucizeye eşit olamaz. | Open Subtitles | لكن كل الواعظين فى العالم لا يساوون معجزة صغيرة فى دعم الإيمان و الأمل لهؤلاء الناس |
| İnanç ve umut! Umuyoruz ki; oyun ilgimizi çekecek. | Open Subtitles | الإيمان و الأمل آمل أن تكون هذه المسرحية جيدة |
| "Buzlu camın arkasında inanç ve yaşamla birlikte umut ve aşk vardır. | Open Subtitles | "خلال الزجاج المظلم.. والآن الإيمان... . |
| Bildiğiniz gibi İnanç ve Adalet Yasası benim için çok önemli. | Open Subtitles | كما تعلمون جميعكم قانون العدالة والمعتقدات انه قريب جدا من قلبي |
| Plasebo, inanç ve beklentilerimizle ilintili bir şeydir. Tedavi fiilinin kültürel anlamı ile ilintilidir. | TED | إن الموضوع متعلق بما نؤمن به وتوقعاتنا. إنه عن المفهوم الحضارى للثقافة ومعالجتها. |
| Oh. Tek gereken inanç, ve değişmek için biraz istek. | Open Subtitles | كل ما يتطلبه الأمر هو بعض الإيمان و الرغبة في التغير |
| Oğlum, teslim olmamanın bedeli olarak bir donanma soğutucusunda yatıyor yani lütfen bana inanç ve intikamdan bahsetme! | Open Subtitles | إبني يرقد في ثلاجة البحرية كثمن أدفعه لعدم الإستسلام لذلك لا تخبرني عن الإيمان و الإنتقام |
| Sadakanın önceliği inanç ve umuttur. | Open Subtitles | ما يسبق عمل الخير و الإحسان هو الإيمان و الأمل |
| İnanç ve affetme gibi fikirlerin bu masa ya da başka bir materyal gibi ağırlığı olduğuna inanır mısınız? | Open Subtitles | أن أفكار مثل الإيمان و المغفرة لها وزن مثل الطريقة لإحتساب وزن هذا ... .. |
| Sadece inanç ve umut var. | Open Subtitles | هناك فقط الإيمان و الأمل |
| "Buzlu camın ardında inanç ve yaşamla beraber umut ve aşkta bulunuyor. | Open Subtitles | "خلال الزجاج المظلم.. والآن الإيمان... . |
| İnanç ve Adalet Yasası'nı desteklemeni istiyorum. | Open Subtitles | اريد دعمك الكامل في مشروع قانون العدالة والمعتقدات |
| İnanç ve Adalet Yasası'nın, uzun bir süredir en büyük hayalim olduğunu hepiniz bilirsiniz. | Open Subtitles | اعتقد ان جميعكم تعرفون قانون العدالة والمعتقدات بمثابة حلم لي منذ فترة طويلة |
| Bu nedenle şunu artık biliyoruz ki, inanç ve beklentilerimiz manipule edilebilir. Bu nedenle deneysel çalışmalarda plasebo uygulanan bir kontrol grubu kullanırız -- deneye katılan insanların yarısına gerçek tedavi uygulanır, diğer yarısına ise placebo. | TED | لذا نحن نعلم أن إعتقاداتنا وتوقعاتنا يمكن التلاعب بها، ولهذا السبب نقوم بالتجارب لكي نقوم بالتحكم والمقارنة للتأثير الوهمي -- حيث نقوم بإعطاء إحدى المجموعات العلاج الحقيقي ونعطى الآخرين دواء ذو تأثير وهمى. |