| Dikkat aralığını kısaltıyor, yaratıcılığı törpülüyor ve beyin hücrelerini öldürüyor. | Open Subtitles | إنّها تقصر مدى الإنتباه، تحرّف الإنتاجية وتقتل خلايا الدماغ. |
| Bu ruhları çağırarak kendi hayatını kısaltıyor. | Open Subtitles | ...انها تقصر من حياتها باستدعاء هذه الأرواح |
| Bu da bizim konuşmamızı kısaltıyor. | Open Subtitles | و التي تقصر أثناء حديثنا |
| Rocky'lerde yükselen sıcaklıklar kış uykusu süresini kısaltıyor ve değerli besin bitkilerinin büyümesine ket vuruyor. | Open Subtitles | في جبال روكي، ارتفاع درجات الحرارة _ تقصر السبات الشتوى مناخ صعب لنمو النباتات ذات القيمة الغذائية . |