| - Tatlım onlar gerçek kariyerler. Seçeneklerini sınırlı tutmanı istemiyorum o kadar. | Open Subtitles | تلك كانت وظائف حقيقة انا فقط لا اريدك ان تحدي من خياراتك |
| Bursun amacı yeni kapılar açmak, kariyerler inşa etmek. | Open Subtitles | الشيء عن المنحة هو أنّ بإمكانها فتح أبواب، وتدشّن وظائف |
| Harika işler ve kariyerler var ve bolca stres, yüksek oranda iş yükü, kan emici, tekdüze ve can sıkıcı işler de var ve işten başka neredeyse hiçbir şey yok. | TED | هناك وظائف عظيمة ومسيرات عمل عظيمة ومن ثم هناك الوظائف التي يكون فيها عمل كثير وضغط عمل تمتص الدماء وتدمر النفسيات وعملياً لا يوجد بينهم شيء |
| kariyerler öldükten sonra neler olacağını ikimiz de biliyoruz. | Open Subtitles | وعندما يموت المتبارين الاخرين نحن الاثنان نعلم ما سيحدث |
| kariyerler hâlâ yaşıyor. | Open Subtitles | المتبارين لا يزالوا هناك |
| Evlilik, heyecan verici kariyerler. | Open Subtitles | الزواج ، وظائف مطلوبة |
| Hayatlar değil, kariyerler. | Open Subtitles | ليس حياة, بل وظائف |
| kariyerler orada yapılır. | Open Subtitles | . وظائف صنعت هنالك |