| Onun için bir aile, arkadaşlar, tam bir geçmiş... hatta kayıp bir cüzdan bile ayarlarlar. | Open Subtitles | يرتّبوا عائلتة أصدقائة ، قصة حياتة حتى المحفظة المفقودة |
| Onun için bir aile, arkadaşlar, tam bir geçmiş... hatta kayıp bir cüzdan bile ayarlarlar. | Open Subtitles | يرتّبوا عائلتة أصدقائة ، قصة حياتة حتى المحفظة المفقودة |
| 20 yıldır kayıp bir çocuğun DNA'sı... aniden bir cinayet mahallinde ortaya çıkar. | Open Subtitles | ســــــــــــــــــابقاً الحمض النووي للطفل المفقود منذ عشرين عاماً يظهر فجأة في موقع جريمة |
| Reaktör merkezinde kayıp bir Brezilyalı futbol takımı çalışıyor. | Open Subtitles | وجدنا فريق الكرة البرازيلي المفقود يعمل في مصنعك |
| - Kayıp... Bir haftadır çölde. Onu arıyordum. | Open Subtitles | مفقود في الصحراء منذ اسبوع تقريباً كنت ابحث عنه |
| Ama bazen geçmişin izleri sayesinde kayıp bir dünyaya göz atabiliriz. | Open Subtitles | لكن أحياناً يمكننا أن نلقي نظرة على عالم مفقود من خلال بقايا الماضي |
| Ben de seninle iki buçuk saat kayıp bir galaksiyi arayacağımızı düşünmezdim. | Open Subtitles | وأنا لم أكن أظن أنهم سيبحثون عن المجرة الضائعة في ساعتين ونصف |
| Anlaşılan, her şeyin arkasındaki isim, kayıp bir hazineyi bulmak için, garip bir plan yapan Penguen. | Open Subtitles | يبدو أن البطريق وراء كل هذا من أجل الحصول على كنز خبأته أحد العصابات |
| Çabuk olun. Muhtemelen Kanada'ya doğru giden kayıp bir zebra var. | Open Subtitles | أعطني الحيوانات المفقودة وبسرعة، لدينا حمار وحشي مفقود |
| Pigmeleri kayıp bir ırk olarak adlandırmak suçtur. | Open Subtitles | انه عمل اجرامى بأن تقدم الاقزام على انهم الحلقة المفقودة |
| Belki de genç adam öldü, ve kayıp kız, aç ve kayıp bir şekilde, adama denk geldi, yiyeceğe ihtiyacı vardı, ve... | Open Subtitles | ربما كان الشاب الذي مات و الفتاة المفقودة و هي |
| Bakın, Şu an beni görmek istemediğinizi biliyorum, ama kayıp bir kaç tane yavru var. | Open Subtitles | اسمع ، أعلم أنكم لا تريدون رؤيتي الآن ، ولكن هناك بعض الجراء المفقودة. |
| kayıp bir dünyaya gelmiş gibiydik, her yelpazeden gezginlerin komünitesi, burdan geçen değil, gerçekten burada yaşayan. | Open Subtitles | يبدو كما لو كنا وصلنا إلى العالم المفقود مجتمع كامل من المسافرين ليس مجرد زائرين |
| Şu anda kimse kayıp bir füzeyi merak etmiyor. | Open Subtitles | لا يريد أحد أن يسمع عن صاروخك المفقود ليس الأن |
| kayıp bir yükseltici konvertörle ilgisi olabileceğini de tabii. | Open Subtitles | نحن نعتقد أنه ربما كان شيئا متعلق بالمحول المفقود. |
| kayıp bir saldırgan olduğu sürece bir dakikalığına bile olsa kendimi bırakmayacağım. | Open Subtitles | ما دام أن هناك مسلّح مفقود في الرياح , فأنا لن أنخفض و لو لدقيقة |
| Nacizane isteğim arazinizde avlanmak kendi bölgemden kayıp bir vampir için. | Open Subtitles | أطلب متواضعاً الترخيص لي ،بالنبش في نطاقكم عن مصاص دماء مفقود من منطقتي |
| Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı. | TED | لقد كان الامر .. كما كان يصفونه في منزلي بالسنة الضائعة |
| Anlaşılan, her şeyin arkasındaki isim, kayıp bir hazineyi bulmak için, garip bir plan yapan Penguen. | Open Subtitles | يبدو أن (البطريق) وراء كل هذا من أجل الحصول على كنز خبأته أحد العصابات |