| Şu değerli taşların, sahte kimliklere karşılık verilen mavi Keşmir safiri olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نعتقد أن تلك الأحجار الكريمة مكونة من الكاشمير ذي الياقوت الأزرق استخدمت في دفعِ ثمن تلك الهويات |
| kimliklere göre Meksikalılar ama kimlikler sahte. | Open Subtitles | الهويات تشير إلى أنهم مكسكيو الجنسية، لكنها مزيّفة. |
| Rıhtımdan alınan sahte kimliklere bakıyorum. | Open Subtitles | أنا أبحثُ بشأن هذهِ الهويات المزيفة التي عثرنا عليها في المرفئ |
| Çiftlikte sahte kimliklere ihtiyacımız olmazdı hiç. | Open Subtitles | لم نحتاج لهويات مزيفة في المزرعة |
| Hepimizin gizli kimliklere ihtiyacı var artık. | Open Subtitles | جميعنا بحاجة لهويات سرّية الآن. |
| Yeni kimliklere ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج إلى بطاقات تعريف جديدة |
| kimliklere bakacağız. Ellerinizi görebileceğimiz şekilde tutun. | Open Subtitles | حسناً، نريد بطاقات الهوية أبقوا أيديكم حيث نستطيع أن نراها |
| - Yeni kimliklere ihtiyacımız var yoksa bir yere gidemeyiz. | Open Subtitles | ولكننا نحتاج الهويات. نحن لا يمكن الذهاب إلى أي مكان من دونها. |
| Gizli kimliklere özel bir saygım olduğunu biliyorsunuz. | Open Subtitles | تعلم بأنني لدي هوس حول الهويات السرية |
| Ve ben bütün zamanımı sahte kimliklere harcadım. | Open Subtitles | وانا اهدرت كل وقتي على الهويات المزورة. |
| kimliklere bakmıyorlar bile. | Open Subtitles | وهم لا يتحققون من الهويات |
| Martin'in kaybolmak için bu sahte kimliklere ihtiyacı var. | Open Subtitles | يحتاج (مارتن) هذه الهويات المزيفة لكي يتوارى |
| O kimliklere ihtiyacımız var! | Open Subtitles | نحن بحاجة لتلك الهويات |
| Normal görünen gizli kimliklere neden itiraz edildiğini söyler misin? | Open Subtitles | لماذا لم تلجأو لهويات أسهل؟ |
| Yeni kimliklere de ihtiyaçları var. | Open Subtitles | أنهم بحاجة لهويات جديدة أيضا |
| Yeni kimliklere ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج إلى بطاقات تعريف جديدة |