| Sonunda nihayet, gerçek bir baba gibi oğlum Tom'la oynayabiliyordum özgürlüğümü ve hayatımı borçlu olduğum eşim Mary'ye yeniden kocalık yapabiliyordum. | Open Subtitles | إلى أن استطعت في النهاية ، أن ألاعب إبني توم كأب طبيعي وأصبح زوجاً مرة أخرى لزوجتي ماري والتي أدين لها بحياتي وحريتي |
| Onunla evlendiğim zaman, onun ve korkunç şehvetine kocalık yapacağım söylenmişti. | Open Subtitles | حين تزوجتها، كنت كبيراً في السن لأكون زوجاً لها بالمعنى الحقيقي للكلمة |
| kocalık haklarını hiçe saydığında hiç ses çıkarmayacak kadar iyi. | Open Subtitles | قد تعودا على ألا يتفوها بشئ حين تحرمينهما من حقوقهما الزوجية |
| Evli olduğumuz 6 hafta boyunca, kocalık görevlerimin birçoğundan başarıyla kaçtım. | Open Subtitles | خلال الستة أسابيع الأولى من زواجنا تمكنت بنجاح من تجنب أغلب واجباتى الزوجية |
| Görünüşe göre, onun fikirlerini desteklemek kocalık görevim. | Open Subtitles | على ما يبدو، إن من واجباتي كزوج هو دعم فكرتها |
| Sanırım kocalık vazifem var. | Open Subtitles | سآتي حالاً المعذره يارفاق.سأقوم بواجباتي كزوج |
| Yemin ediyorum, daha iyi kocalık yapacağım, çocuğumuza daha da iyi bir baba olacağım. | Open Subtitles | أقسم لكِ بأني سأكون زوجاً أفضل لكِ وأباً أفضل لطفلنا |
| kocalık edebildiği de pek söylenemez. | Open Subtitles | و من الواضح لم يكن زوجاً أيضاً |
| Restoran işletmek, kocalık yapmak ve babalık etmek. | Open Subtitles | وهي إدارة مطعم، وكونك زوجاً وأباً |
| - Sana iyi kocalık ederim. - Gitsen iyi olur artık. | Open Subtitles | سأكون زوجاً جيداً - عليك المغادرة الان - |
| kocalık vazifesine çalışıyor. | Open Subtitles | انه يعمل لكي يكون زوجاً صالحاً |
| Drew... karısı Linda'ya... çok iyi kocalık etti. | Open Subtitles | درو" كان ..زوجاً صالح "لزوجته "ليندا |
| Jürinin buna inanmasını bekliyorsunuz her gece bu kadının yanında uyuyordunuz ama kocalık haklarınızı almadan mı? | Open Subtitles | كل ليلة أتنتظر أن تصدق هيئة المحلفين هذا أكنت تنام بجوار زوجتك كل ليلة دون أن تمارس حقوقك الزوجية ؟ |
| kocalık vazifelerini yerine getirmediğini anlatıp durdu. | Open Subtitles | أخبرتني كيف كنت تهرب من واجباتكم الزوجية |
| Halletmen gereken bazı kocalık görevlerin var. | Open Subtitles | هنالك بعض الواجبات الزوجية التي تقع على عاتقك |
| Postacıyla kaçmasın diye kocalık görevimi yerine getirmeliyim. | Open Subtitles | أواكب واجباتي الزوجية و إلا ستخونني مع ساعي البريد |
| kocalık görevlerini yerine getiremiyor. | Open Subtitles | أحضري طبقين من الحساء لا يستطيع النوم معي كزوج |
| Yine sana kocalık yapmaya devam edebilir. | Open Subtitles | -إنه زوجى -حسناً, يمكنه الإستمرار كزوج لكِ لكن بالتأكيد لا يمكنه الإستمرار فى إدارة الوحدة |
| kocalık görevim olan çöpü çıkarmakla başlıyorum. | Open Subtitles | بدئاً من واجبي كزوج في إخراج النفايات |
| Ayrıca, kocalık ve babalık sorumluluklarınızdan kaçtığınızdan bahsetti. | Open Subtitles | " ... و قالت شيء أيضاً بشأن " " تجنبك لمسؤولياتك كزوج و أب ... " |