| Her neyse birliğin görevi koruyucuyu çöle götürüp bu sözlerin insanların öğrenmemesini sağlamak. | Open Subtitles | قانون الحامية ينص على أخذ الحافظ إلى الصحراء ليتعلم "الكلمة" بعيداً عن البشر |
| Adayın bana koruyucuyu bulacağımı söylemişti. | Open Subtitles | مرشحكم أخبرني بأنني سوف أجد الحامية |
| Hatırla, koruyucuyu izlemek için bir yol bulmuştum fakat bizi kapadı. | Open Subtitles | أتتذكرين عندما عثرت على وسيلة لتعقب "الحامية"... لكنها ردعتنا... |
| koruyucuyu hallet. | Open Subtitles | اقضي على الحامية |
| Ben koruyucuyu hallederim. | Open Subtitles | وأنا سأتولى أمر الحامية |
| koruyucuyu indirmek. | Open Subtitles | قتل الحامية |