| Bunu, onun evine koyarsan sonunun nasıl biteceğini bilemezsin. İyi tamam. | Open Subtitles | إذا وضعتها في شقتها يمكنك تخيل ماذا ستفعل بها |
| Belki yastığının altına koyarsan, şarapnel perisinden para alabilirsin. | Open Subtitles | ربما إن وضعتها تحت الوسادة ستزورك جنية الشظايا |
| Hayır, bu şeyler içine ne koyarsan atar. | Open Subtitles | لا، لا، لا، هذه الأشياء تُطلق أي شيءٍ تضعه به |
| Dükkanın önüne koltuk koyarsan insanlar oturmak isteyeceklerdir. | Open Subtitles | إذا وضعت المقاعد أمام متجرك سيريد الناس الجلوس عليها |
| Yarın, ilk kez bunları doğru yere koyarsan... bunu tekrar yapmak zorunda kalmayacağız. | Open Subtitles | غدا أذا وضعتهم في المكان الصحيح من أول مرة لن نضطر لفعل هذا مرة اخري |
| Kıçını şu koltuğa koyarsan çok daha iyi gözükecektir, böylece biz de başlayabiliriz. | Open Subtitles | ستبدو أفضل إن وضعتيها في ذلك الكرسي حتى نبدأ |
| Bence ayağını benimkinin üstüne koyarsan... | Open Subtitles | .... أعتقدُ أنك وضعتِ قدمكِ على لغم |
| Dedem derdi ki... eğer yaraya bunu koyarsan... | Open Subtitles | كان جدى يقول لو وضعت بعض الكركم على الجرح |
| Ve eğer herkesin görmesi için bunu en öne koyarsan malı bir ay boyunca 5 km çevredeki hiçbir yere vermem. | Open Subtitles | وإذا وضعتها في واجهة المحل، ستحضى بالحصرية لمدة شهر |
| Eğer karnının üstüne ıslak bir havlu koyarsan, açlığını giderir! | Open Subtitles | إذا وضعتها على البطن ستمنع الشعور بالجوع |
| ama ancak eğer alnına koyarsan işe yarar. | Open Subtitles | ولكن هذا ينفع فقط اذا وضعتها على جبينك |
| - Evet, eğer torbaya koyarsan, kendi suyunda pişer. | Open Subtitles | أجل، أنا أقول لك، تضعه داخل كيس ويطبخ نفسه. |
| Önüme ne koyarsan onu yenebilirim Amca. | Open Subtitles | يمكنني فقط أن أهزم من تضعه في مواجهتي يا عماه. |
| Toprağa ne koyarsan, onu çıkarmalısın. - Evet. | Open Subtitles | ما تضعه في الأرض، يجب عليك ان تحصده من الأرض |
| Eğer turtayı da 40 dakika sonra koyarsan tatlı zamanına dek ısınmış olur. | Open Subtitles | ...و إذا وضعت الفطيرة , فبعد 40 دقيقة ستكون ساخنة في وقت التحلية |
| -Eger bu iki kadini ayni odaya koyarsan. -Çok accayip bir parti olur. | Open Subtitles | إذا وضعت هاتين المرأتين في الغرفة نفسها فسيكون لديك حفل ممتع |
| Dışarı koyarsan baykuşlar ve kediler kapar. | Open Subtitles | إذا وضعتهم بالخارج ستأكلهم القطط والبوم |
| İçine hangi para birimini koyarsan çalışıyor. | Open Subtitles | وهو يعمل مع أي عملة التي وضعتيها فيه. |
| İçine biraz da kahve likörü koyarsan. | Open Subtitles | فقط لو وضعتِ (باتلود اوف كاهلوا) فيه |
| Çantanın içine yemek koyarsan çalmak olur. | Open Subtitles | إنها سرقة إذا وضعت بعض الفطائر في حقيبتك |
| Buna rağmen eğer karşı koyarsan.... | Open Subtitles | و حتى إن صعبتيها علينا |
| Kafanı bacaklarının arasına koyarsan ve güneş şuradaki ağaçların üstündeyse onlara su verme zamanıdır. | Open Subtitles | إن وضعت رأسك بين ساقيك وكانت الشمس فوق الأشجار فإنه قد حان الوقت لسقيهن الماء. |