| Boktan arabana koyup kuru temizlemeciye kendin götür. | Open Subtitles | ضعها في سيارتك اللعينه واذهب إلى المغسلة. |
| Telefon kayıtlarını zaten inceledik ve kuru temizlemeciye de baktık. | Open Subtitles | أوه، إحزر ماذا؟ لقد تحققنا بالفعل من سجلات الهاتف وتحرينا عن المغسلة |
| Endişelenmeyin, o akciğeri oradan çıkarıp, kuru temizlemeciye götürüp, saat beş gibi geri getireceğiz. | Open Subtitles | لاتقلق، سنخرج هذه الرئة ونأخذها للمغسلة ونعيدها إليك بعد الخامسة بقليل |
| Balkabağı aromalı kahveler, kışlık kürklerimi çıkarmak, sonra hayvan severlerin kürkün üzerine attığı kırmızı boyayı çıkarmak için kuru temizlemeciye gitmek. | Open Subtitles | لات اليقطين المتبل جلب فرائي الشتائية للخارج ثم جلب فرائي الشتائية للتنظيف الجاف للتخلص من طلاء بيتا الاحمر |
| Gezerim, kuru temizlemeciye giderim tırnaklarımı yaptırırım ve haftalık alışverişimi yaparım. | Open Subtitles | لدي درس جري ومن ثم يجب علي إستلام غسيلي الجاف ومن ثم اقلم أظافري واقوم بتسوق الطعام للأسبوع |
| Neyse, ben kuru temizlemeciye gidiyorum. | Open Subtitles | على أية حال، أَذْهبُ إلى المنظفين الجافِ. |
| Bu arada, kuru temizlemeciye kadar gitmen gerekiyor. | Open Subtitles | بهذة الأثناء ستذهب الى محل تجفيف الملابس |
| Ama onu kuru temizlemeciye vermemiz lazım. Belki sana yenisini alırız. | Open Subtitles | علينا أن نأخذ هذا السروال إلى المصبغة فحسب، أو قد نشتري لك واحداً آخر |
| Ben üstüme mısır şurubu döktüm, ben de bunları almak için kuru temizlemeciye gitmek zorunda kaldım. | Open Subtitles | لقد سكبت شراب كارو على ملابسي و كان علي الذهاب الى محل التنظيف الجاف |
| - Aynı otobüse biniyoruz, aynı kitapçıya ve kuru temizlemeciye giriyoruz. | Open Subtitles | نحن نأخذ نفس الحافلة، نذهب إلى نفس مكتبة، وبنفس تنظيف الجاف. |
| kuru temizlemeciye uğraması gerektiğini söyledi. | Open Subtitles | قالت إنّ عليها استلام الملابس من المغسلة |
| Griffin, kuru temizlemeciye benimle gel demiyorum. | Open Subtitles | لا أظنني أحاول سحبك معي لأخذ ثيابي من المغسلة |
| Biri dün kuru temizlemeciye uğradı. Benim küçük meleğimsin sen. | Open Subtitles | أحداهم أحضرت غسيلك من المغسلة بالأمس - انتِ تعلمي أنكِ ملاكي الصغير اليس كذلك - |
| Bulduklarımız bizi organize suçlarla bağlantısı olan bir kuru temizlemeciye götürdü. | Open Subtitles | لقد تتبّعناها لمحل للتنظيف الجاف الذي له علاقات بالجريمة المنظمة. |
| Yani kuzenimi havaalanından almak yerine kuru temizlemeciye gidip mayolarımı mı aldın? | Open Subtitles | إذاً احضرت غسيلي الجاف بدلاً من قريبي في المطار؟ |
| Aptallar kuru temizlemeciye üçüncü kez gittim. | Open Subtitles | لذا عُدتُ إلى المنظفين الجافِ رغم ذلك a مرّة ثالثة. |
| Tüm hayatını kuru temizlemeciye gönderip, bir askıda, tertemiz bir şekilde geri alabilmen gerekiyor, | Open Subtitles | أنت مُفتَرَض لإرْسال حياتِكَ إلى المنظفين الجافِ... ... وبعدذلكيَرْجعُ الجميل والأنيق على a معلّق... |
| Bu arada, kuru temizlemeciye gitmeni istiyorum. | Open Subtitles | بهذة الأثناء ستذهب الى محل تجفيف الملابس |
| kuru temizlemeciye adımını bile atmadı. | Open Subtitles | لم يذهب إلى المصبغة مرة واحدة، |
| Giysileriniz kuru temizlemeciye hiç gitti mi? | Open Subtitles | هل تستخدمى التنظيف الجاف فى ملابسك ؟ |
| En sonunda, seninle.. ...kuru temizlemeciye bile gitmediğinde.. | Open Subtitles | حتى يزداد الأمر سوءً، لا يمكنها الذهاب إلى تنظيف الجاف بدون |