| Kaportacıdan aldığımız lastiklerden çıkan tortunun içinden 2 tane çok farklı elementi ayrıştırdık. | Open Subtitles | نحن عزل اثنين من عناصر متميزة جدا مختلطة في الرواسب من معالجته الإطارات التي حصلنا عليها من متجر. |
| Ve rengi, lastiklerden çıkardıklarımız ile eşleşiyor. | Open Subtitles | واللون هو مباراة لرقائق نحن تعافى من الإطارات. |
| Acele edelim. Bu adamlar lastiklerden nefret ediyor. | Open Subtitles | حري بنا أن نسرع فأولئك الأشخاص يكرهون حقاً الإطارات |
| Daha sonra lastiklerden geriye kalanlar şurdaki ateşe atılıyor ve böylece geriye hiçbir şey kalmıyor. | Open Subtitles | وما يتبقى مِن الإطارات يتمُّ وضعه في محرقة الإطارات هنا ليحرصوا على ألا يتبقى منها شئ |
| Şu lastiklerden birkaçını al! Taşı hemen! | Open Subtitles | - اجلب الإطارات , تحرك- |