| Yaşamım boyunca annemin öfkesi küçük evimizi bir mayın tarlasına dönüştürürdü. | TED | طوال حياتي، حوّل غضب أمي منزلنا إلى حقل ألغام. |
| Tamam, romantizm peşinde koşarken yine bir mayın tarlasına daldım. | Open Subtitles | لذا تهت في حقل ألغام رومانسية مضللة ثانية |
| Ayrıca buna bulaşmak istemiyorlar. Bu politik mayın tarlasına. | Open Subtitles | و لن يقربوا من هذه القضيّة، لأنّها حقل ألغام سياسيّ |
| mayın tarlasına bile girmiş kadınım. | Open Subtitles | أنا الفتاة التي عبرت من أي وقت مضى في حقل ألغام. |
| Bugün ameliyathaneyi mayın tarlasına çevirdin. | Open Subtitles | أنتِ حوّلتِ غرفة العمليّات إلى حقل ألغام اليوم |
| Lastiği patlak bir şekilde mayın tarlasına bile girer. | Open Subtitles | يُمكنها أن تعبر حقل ألغام بإطار مثقوب |
| "bir ergenin Irak'ta bir mayın tarlasına tankla girmesine izin vermekle" aynı anlama geldiğini söylemiş. | Open Subtitles | سيكون بمثابة السماح لمراهقة بتصريح قيادة أن تقود دبابة عبر حقل ألغام في العراق" |
| Yarışın sonlarında mayın tarlasına basacağım! | Open Subtitles | ! في نهاية السباق، سأنطلق كالقنبلة في حقل ألغام |
| Kendi kendimi dümdüz bir mayın tarlasına attım. | Open Subtitles | مَشّيتُ نفسي مباشرة إلى a حقل ألغام! |
| Veya şu anda bir mayın tarlasına doğru yürüyor olabiliriz. | Open Subtitles | أو نحن يمكن أن ندخل حقل ألغام |
| Bir mayın tarlasına götürebilir. | Open Subtitles | قد يقودك عبر حقل ألغام |
| Hayatım, mayın tarlasına dönmüştü. | Open Subtitles | حياتي أصبحت حقل ألغام. |
| Carter, Beecher mayın tarlasına doğru gidiyor olabilir. | Open Subtitles | (كارتر)، (بيتشر) لربّما يكون سائرًا على حقل ألغام. |
| Bizi mayın tarlasına soktun. | Open Subtitles | أنت تضعنا في حقل ألغام. |
| Bizi mayın tarlasına soktun. | Open Subtitles | وضعتنا في حقل ألغام |
| Kovaladık, ama mayın tarlasına girdi. | Open Subtitles | -طاردناها، لكنّها دخلت حقل ألغام . |
| - Onları bir mayın tarlasına çekti. | Open Subtitles | -لا -استدرجهما نحو حقل ألغام |