| Benim bölümüm tarafından elde edilen veriler ulusal medyayla aynı durumu yansıtıyor. | Open Subtitles | والمعلومات التي تكدّس مني ومن إدارتي تعكس الإتاحية القومية نفسها من الإعلام. |
| Ama orijinal araştırmalara ulaşmak zor çünkü akademisyenler popüler medyayla düzenli bir şekilde ilgilenmiyorlar. | TED | لكن الوصول للأبحاث الأصلية صعب، فالأكاديميون لا يتعاملون مع وسائل الإعلام المعروفة. |
| Akademisyenlerin popüler medyayla neden ilgilenmediklerini anlamak için önce üniversitelerin nasıl çalıştığını anlamalıyız. | TED | لتفهم لما لا يتعامل الأكاديميون مع وسائل الإعلام المشهورة، عليك أن تفهم أولاً نظام الجامعات. |
| Çin dışındaki tüm yabancı medyayı ve imaj oluşturma sürecini Çin'in içerisinde işlev gören yabancı medyayla kontrol eder. | TED | فهو يقوم بمراقبة جميع وسائل الإعلام الأجنبية وإنتاج الصورة خارج الصين من قبل وسائل الإعلام الأجنبية العاملة داخل الصين. |
| Katil eğer medyadan biriyse medyayla bağlantı kurmaya ihtiyacı da olmaz. | Open Subtitles | وفكرنا بأن المجرم لن يحتاج للاتصال بالاعلام ان كان هو الاعلام |
| Yasal sorunlarım var. Avukatlarım medyayla konuşmamı istemiyor. | Open Subtitles | لدى مشاكل قانونية و محاميتى على عكسى تتحدث إلى الإعلام |
| medyayla bağlantıya geçmek gündemde kalmanın hasta bir yolu olabilir. | Open Subtitles | الشرطى الذى سرب هذه القصة , مشتبه به جيد الاتصال بوسائل الإعلام من الممكن أن يكون طريقة عقيمة لإبقاء هذا قائما |
| Şef, medyayla işbirliği yapmamızı söyledi. | Open Subtitles | يقول رئيسنا إنه التعاون مع الإعلام الإخباري |
| Fotoğrafı göndererek medyayla iletişim kurmayı sağladı. | Open Subtitles | على الأقل على طريق إرسال الصورة، فتحت وسائل الإعلام خط إتصال |
| Bu bulduklarımızı medyayla paylaşmamanın halkın yararına olduğunu söylüyorlar. | Open Subtitles | بإخفاء هذا الإكتشاف بعيداً عن وسائل الإعلام |
| Tamam. Ona bundan sonra medyayla konuşmayacağımı söyle. Tamam, efendim. | Open Subtitles | أخبره بأنني لا أستقبل أي مكالمات من الإعلام الآن |
| Bu arada ben medyayla ilgileneceğim. | Open Subtitles | في هذا الأثناء سوف أقوم بالتركيز على الإعلام |
| Dün gece fidyeciler medyayla irtibat kurdu. | Open Subtitles | الليلة الماضية تواصل المختطفين مع الإعلام |
| Başarını medyayla paylaşmak için sabırsızlandığını biliyoruz o yüzden hemen konuya girelim. | Open Subtitles | اسمع، نحن نعرف انك ستجتمع مع الإعلام لتحظي بلحظة التألق هذه ،لذلك سنجعل الأمر سريعاً |
| Kişisel detayları medyayla paylaşmayız. | Open Subtitles | أن نعطي تفاصيل شخصية عن موظفينا إلى الإعلام |
| medyayla karşılaşmamak için yandan girdim. | Open Subtitles | دخلت من الباب الجانبيّ لتجنّب وسائل الإعلام. |
| Son zamanlarda Jin Hyeon Pil medyayla haşır neşir oluyor. | Open Subtitles | مؤخرًا، جين هيون بيل .كان يتعامل مع وسائل الإعلام |
| Her zaman polis ya da medyayla irtibata geçiyorlar. | Open Subtitles | و دائماً ما يتصلوا بالشرطة أو الإعلام |
| Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir. | TED | كان هو الشخص الذي اكتشفني، و الذي جعلني أتجه في مجال الاعلام. |
| David, bildiğim yeteneklerimden biri medyayla uğraşmaktır. | Open Subtitles | انت تعرف موهبتى في التعامل مع اجهزة الاعلام |
| medyayla, gazetelerle, yerel televizyon kanallarıyla bağlantıya geçtik. | Open Subtitles | لذا اتصلنا بوسائل الاعلام الصحف,محطات الاخبار المحلية |