| Hepinizin onun arkadaşı olduğunuzu bilseydi eminim çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | لكنني أظنه سيكون سعيداً جداً بمعرفة أن جميعكم يعتبرونه صديقاً |
| Bence Mel, bir dublör olarak daha mutlu olurdu. | Open Subtitles | أظن أن ميل سيكون سعيداً إن حل مكانه ممثل بديل |
| Marissa, babası onun kollarında öldü. Sanırım, kurumsal Amerikan şirketleri çalışanlarını düzgün beslemeye başlasa epey mutlu olurdu. | TED | ماريسا، توفي والدها بين يديها، أعتقد أنها كانت ستكون سعيدة إذا أستطاعت شركات أمريكا بدء تغذية موظفيهم بصورة صحيحة. |
| Eğer annem de bunları görmüş olsaydı, çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | لو أن كان لأُمَّي فرصة لرُؤية هذا، أعتقد أنها ستكون سعيدة |
| Baban duysaydı, çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | إذا كان والدك موجود معانا الأن كان سيكون سعيدا جدا |
| Ayrıca, öğrenci olduğunu görse, Naoto da mutlu olurdu. | Open Subtitles | ناوتو ستكون أسعد اذا بقيتي كطالبة |
| Baban eğer takımı böyle yönettiğini görseydi çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | أعتقد بأن والدك سيكون سعيداً جداً بتدريب فريق كهذا |
| Tabii kızının sevgilisinin cicişlerini görse çok daha mutlu olurdu. | Open Subtitles | طبعاً، سيكون سعيداً أكثر لرؤية صدر صديقة ابنته الصّغيرة. |
| Sonsuza kadar bebek kalsaydın, baban çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | والدك سيكون سعيداً جداً... ليبقيك كطفلة بالنسبة له |
| Herkes de mutlu olurdu. | Open Subtitles | الكل سيكون سعيداً |
| Keith çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | كيث كان سيكون سعيداً جداً |
| Çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | سيكون سعيداً جداً |
| Benimle bu kadar ilgilendiğini görse annem çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | وأمي ستكون سعيدة جدا لأنك أعتنيتي بي كثيرا. |
| Bana anlattığın kadarıyla ne kadar iyi iş çıkardığını görse sanırım mutlu olurdu. | Open Subtitles | حسب ما أخبرتني عنها، أظنها ستكون سعيدة لأنك على ما يُرام. |
| Dana da burada olsaydı sevdiğinle evlenmene çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | ونعلم لو " دانا " كانت معنا ستكون سعيدة بزواجك بشخص تحبينه |
| Eminim kardeşine bir fırsat daha versen annen çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | أراهن أن أمك سيكون سعيدا جدا إذا كان هذا له فرصة أخرى. |
| Eğlenceli birisiydi. Bence burada olduğun ve bana yardım ettiğin için çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | لقد كان مرحًا، أعتقد أنه سيكون سعيدا لأنك هنا. |
| Geceler daha mutlu olurdu. | Open Subtitles | . الليالى ستكون أسعد |
| Baban, annene nasıl davrandığını görseydi çok mutlu olurdu. | Open Subtitles | والدك سوف يكون سعيد اذا استطاع ان يرى ما تفعله لامك |
| Bunu yapan o olmalıydı, ben değil. En azından babam daha mutlu olurdu. | Open Subtitles | كان يجب أن يكون هو بمكاني، أقله كان أبي ليكون سعيداً |