Kardeşim ve ben de Onunla gitmek istedik ama buna izin vermedi. | Open Subtitles | انا واخي اردنا الذهاب معه لكنه لم يدعنا. |
- Düşünüyorum da, Onunla gitmek için çok geç değil. | Open Subtitles | حتى يستعيد رشده و أنا كنت أفكر لا زال بأمكاننا الذهاب معه |
Babam Onunla gitmek istemişti. | Open Subtitles | أراد ابي الذهاب معه و أنت رفضتي |
Siz de Onunla gitmek istiyorsanız bu üçünüzün tartışacağı bir konu... asansörde. | Open Subtitles | والآن لو أردت الذهاب معها فهذا أمر عائد لكم الثلاثة للمناقشة في المصعد |
ama o bana sormadı daha, yani... eğer Onunla gitmek istiyorsan, sormasını sağla. | Open Subtitles | لكنها لم تدعني لذا... إن أردت الذهاب معها افعل ذلك |
Yapılacak doğal şey, Onunla gitmek ve soru sormamak olurdu. | Open Subtitles | الأمر الطبيعي كان يقضي أن أذهب معه وعدم طرح الأسئلة |
Şapka bakmak için Onunla gitmek ister misin? | Open Subtitles | أتريد أن تذهب معه لشراء قبعه .. |
Gelin eşiğinde bekliyor, Onunla gitmek için hazır. | Open Subtitles | العروس تنتظر أمام بيتها، مستعدة للذهاب معه |
Ben de Onunla gitmek istiyorum. | Open Subtitles | ويريد منى ان اذهب معه |
Şey, bir parçam Onunla gitmek istiyor. | Open Subtitles | حسنا ,جزء منى يريد ان يذهب معه |
Bu senin bileceğin iş. Onunla gitmek istiyorsan, gidebilirsin. | Open Subtitles | هذا قرارك، إن أردت الذهاب معه اذهبي معه |
Onunla gitmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد الذهاب معه |
Onunla gitmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد الذهاب معه |
Onunla gitmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد الذهاب معه |
Uçak Dover'da seni bekliyor. -Ben de Onunla gitmek istiyorum. | Open Subtitles | أودّ الذهاب معه - هل هذه فكرة سديدة ؟ |
Onunla gitmek istiyorum. gerçekten. | Open Subtitles | أرغب في الذهاب معه |
Onunla gitmek, özgür olmak istedim. | Open Subtitles | وكرهت لقد أردت الذهاب معها... أردت الحرية |
Ve ben Onunla gitmek istedim mi? | TED | هل علي الذهاب معها ؟ |
İyi, o zaman ben de Onunla gitmek istiyorum. | Open Subtitles | حسنا ،اذن فأريد الذهاب معها |
Tanrım, babam gittiğinde, ben de Onunla gitmek istedim. | Open Subtitles | .. يا إلهي ، عندما غادر كنت أريد أن أذهب معه |
Uyandım ve bizim malzemeleri çaldığını gördüm, ve Onunla gitmek istiyormuş gibi yaptım... ve bana bunu vermeye ikna ettim onu. | Open Subtitles | لقد أستيقظت, عندما كان يسرق أغراضنا لذا تظاهرت بأني أريد أن أذهب معه أقنعته بأن يعطيني هذه |
Belki kadın Onunla gitmek istedi. | Open Subtitles | . لربما أرادت أن تذهب معه فعلاً |
Dün gece Onunla gitmek zorundaydım. | Open Subtitles | أنت تعرف أنني اضطررت للذهاب معه الليلة الماضية؟ |
- Onunla gitmek istiyorum. | Open Subtitles | - اطلب ان اذهب معه |
- Brian Onunla gitmek istemeyince, bana... | Open Subtitles | وبراين لن يذهب معه |