| O orada oturur, biz gülümseriz, adı ve ailesi hakkında küçümseyici şeyler söyleriz. | Open Subtitles | تجلس هناك ونبتسم جميعاً، ونقول أشياء مبهرجة ببراعة عن اسمها وعن عائلتها، |
| O orada oturur, biz gülümseriz, adı ve ailesi hakkında küçümseyici şeyler söyleriz. | Open Subtitles | تجلس هناك ونبتسم جميعاً، ونقول أشياء مبهرجة ببراعة عن اسمها وعن عائلتها، |
| orada oturur Acı gözlerini doldurur | Open Subtitles | إنها تجلس هناك و الألم يملأ عيونها |
| Uyumluluk memuru bütün gün orada oturur ve aslında sizin marj sınırlarını ihlal etmediğinizden ayrıca yasalara "uygun" davrandığınızdan emin oluyormuş gibi yapar. | Open Subtitles | كوسيط عادي؟ مسؤول مراقبة الإلتزام باللوائح. مسؤول مراقبة الإلتزام باللوائح يجلس هناك طوال اليوم; |
| Tüm gece orada oturur. | Open Subtitles | انه يجلس هناك طوال الليل |
| - Ama çok... Teknisyen sesleri karıştırırken orada oturur, tamam mı? | Open Subtitles | -هذا هو المكان حيث يجلس المهندس وهو يضبط الصوت |
| - Ama çok... Teknisyen sesleri karıştırırken orada oturur, tamam mı? | Open Subtitles | -هذا هو المكان حيث يجلس المهندس وهو يضبط الصوت |