| Ona alttaki çekmecede olduğunu söyle, onu dün oraya koydum, tamam mı? | Open Subtitles | ، إنه في الرف السُفلي يا عزيزي لقد وضعته هناك بالأمس ، حسناً ؟ |
| Değerli bir malım vardı ve oraya koydum ama şu an yerinde değil. | Open Subtitles | كان لدي شيئ ثمين انا وضعته هناك لكنه لم يعد هناك |
| Korumaya saldırmasından sonra onu oraya koydum. | Open Subtitles | وضعته هناك بعد أن أعتدى على حارسًا |
| Bunu anlaşma dışında birşeyler alabilmek için oraya koydum. | Open Subtitles | وضعتها هناك لاحصل على شيئ ما من الاتّفاقيّة . |
| oraya koydum. | Open Subtitles | لقد وضعتها هناك |
| Eğer içeceğini arıyorsan, oraya koydum. | Open Subtitles | إن كنت تبحثين عن شرابك فقد وضعته هناك |
| Onlar alçılamadan önce oraya koydum. | Open Subtitles | وضعتها هناك قبل أن يدهنونه |