| Hey. Duyduklarıma göre, ufak tıbbi otlarla ilgili konuşacağım adam senmişsin. | Open Subtitles | مرحبا كما سمعته ، انك الرجل الذي يمكن ان اتحدث معه عن كمية قليلة من الاعشاب |
| Ve tanrıların kralı onun kafasını otlarla mumyalarak muhafaza etti. | Open Subtitles | والملك منهم محنط مع الاعشاب واحتفظ بذلك بحيث |
| Hayır, sanki benim bölgemi yabani otlarla sarıyor gibiydi. | Open Subtitles | لا ، إنه مثل الاعشاب الغازية على أرضي |
| Büyük otlarla kaplı Afrika'nın savanalarında çitanın avına doğru sakin bir şekilde yürüyüşü. | Open Subtitles | مختبيء وسط الحشائش الطويلة في غابات السافانا الإفريقية أنثى الفهد الصيادة تتحرك خلسة نحو فريستها |
| Bahçıvanın tekine otlarla ilgili bağırıp çağırdığını bile hayal edebiliyorum. | Open Subtitles | أتخيل رؤيته يصرخ على عامل الحديقة بشأن كل الحشائش |
| Tarladaki otlarla başa çıkamadığında, bazen en iyisi tarlayı yakıp yeniden ekmektir. | Open Subtitles | عندما الحديقة تكون غارقه من الحشائش, انها بعض الاحيان افضل ان تحرق كليا وتزرع مرة اخرى. |
| Keten çetrefilli, etrafı yabani otlarla dolu. | Open Subtitles | الكتان شائك تملئه الحشائش |
| Kardeşim, şurada ön taraftaki otlarla falan ilgilenebilir misin? | Open Subtitles | إسمع، يمكنك... أن تزيل الحشائش الضارة من أمام المدخل؟ . |