| Ve kurbanın kanı arabanın her tarafına sıçramıştı ama senin Pantolonunda bir damla bile yoktu. | Open Subtitles | وكانت هناك دماء منتشرة بكل انحاء السيارة ولكن لم يكن يوجد اى منها على بنطالك |
| Hadi canım. Dalga mı geçiyorsun? Pantolonunda süper havalı kıskaçlar var bir kere. | Open Subtitles | - لديك شرائط جميلة على بنطالك - أجل - أتظنين إطفاء المصابيح آمن؟ |
| Yüce Tanrım lütfen yıldız oyun kurucumun çükünü Pantolonunda tutmasını sağla. | Open Subtitles | إلهي أرجوك ساعد ظهيري الربعي الأساي في إبقاء قضيبه في سرواله |
| Eli içeride kalsın diye Pantolonunda küçük bir çember vardı. | Open Subtitles | كان لديه حلقة صغيرة في سرواله لكي يبقي يداه داخله |
| Ve Bay Thomason pencere camlarını önceki hafta takarken, Pantolonunda var olan küçük cam parçaları olmasını açıklar. | Open Subtitles | وحقيقه ان السيد تومسون كان يثبت النوافذ العطله الاسبوعيه السابقه لذلك يشرح وجود شظايا الزجاج فى بنطاله |
| Adamın Pantolonunda ısı izleyen güdümlü bir füze var. | Open Subtitles | الرجل لديه صاروخ يبحث عن الإثارة في بنطاله |
| Adamlara az önce, Pantolonunda büyük bir kedi olduğunu söyledin. | Open Subtitles | أنت فقط أخبرت أولئك الرجال حصلت على قطّة كبيرة في سروالك. |
| - O kıçı kayak Pantolonunda görmek isterdim. - Ne demek şimdi bu? | Open Subtitles | انا احب ان اضع تلك المؤخرة في بنطال تزلج ماذا يعني ذلك ؟ |
| Yarın geceki partiye gittiğinde çükünü Pantolonunda tutmaya çalış, olur mu? | Open Subtitles | فقط .. عند ذهابك للحفله غدا بالليل دع عدتك بسروالك .. |
| Gelecek sefer Pantolonunda tut onu. | Open Subtitles | حاول الإبقاء عليه في بنطالك المرّة القادمة |
| Yani hep Pantolonunda mı taşırsın? | Open Subtitles | تبقيه داخل بنطالك في جميع الأوقات؟ |
| Sanki Pantolonunda koca bişey var gibi | Open Subtitles | يبدو أن لديك علم مرفوع في بنطالك |
| İplikler vücudunda ve iç çamaşırındaydı ama gömleğinde ve Pantolonunda değildi. Neden? | Open Subtitles | ألياف على جسمه,ملابسه الداخلية,لكن ليس على قميصه أو سرواله,لماذا؟ |
| Adam, Pantolonunda cephanelik taşıyor resmen. | Open Subtitles | مالذي اخي قام به , ليكون محل شكوكك ؟ لديه ترسانة من الأسلحة في سرواله |
| O Pantolonunda gerçek sidik lekeleri olan bir evsiz adammış. | Open Subtitles | إنّه رجل متشرد مع لطخات بول حقيقية على سرواله. |
| Pantolonunda dün ve ondan önceki gün bebek maması vardı. | Open Subtitles | لقد كان هناك شوفان على بنطاله البارحة وأول البارحة |
| Muhtemelen babanın Pantolonunda Gelato* vardır. | Open Subtitles | من المحتمل ان ابوك يمتلك الجيلاتي في بنطاله |
| Aletini tutamazdı Pantolonunda, demek istediğin buysa. | Open Subtitles | لم يكن يستطع أن يبقي عضوه في بنطاله إذا كان ذلك ما تعنيه |
| Pantolonunda günlerce bunu mu taşıdın? | Open Subtitles | كنت تحتفظ بهذه في سروالك طوال اليوم؟ |
| Pantolonunda da biraz var. | Open Subtitles | لديك بعض منها على سروالك. |
| Ve Pantolonunda üzerinde bu da güzel bir şey. | Open Subtitles | وقضيبك فى سروالك وهذا جيد |
| Lütfen mahkemeye sanığın Pantolonunda neler bulduğunuzu söyler misiniz? | Open Subtitles | الآن, هل يمكنك أن تخبر المحكمة ماذا وجدت على بنطال المتهم ؟ |
| Eğer Pantolonunda bir şey hissedersen onunla boğuşma! | Open Subtitles | اذا شعرت بشيئ يتحرك بسروالك لا تقاتله |
| Sen neden Pantolonunda solucan taşıyorsun? | Open Subtitles | لماذا تبقي دودة في ملابسك الداخلية؟ |