| Yumuşacık dudakları, pürüzsüz parmak uçları vardı. | Open Subtitles | لديه شفة طرية و أطراف أصابع ناعمة |
| Yumuşak dudakları ve hassas parmak uçları var. | Open Subtitles | لديه شفة طرية و أطراف أصابع ناعمة |
| Aman Allah'ım, bunlar lanet olası parmak uçları. | Open Subtitles | سحقاً, إنها أطراف أصابع لعينه |
| Kamyonda bulduğumuz donmuş parmak uçları bu cesede ait. | Open Subtitles | تنتمي الجثّة لأطراف الأصابع المجمّدة التي وجدناها بالشاحنة |
| Kamyonda bulduğumuz donmuş parmak uçları bu cesede ait. | Open Subtitles | تعود هذه الجثة لأطراف الأصابع التي وجدناها في الشاحنة |
| "parmak uçları." Ne düşünüyorduk ki? | Open Subtitles | "مجرد لمس الأطراف" ماذا كنا نفكر؟ |
| Oha! parmak uçları. | Open Subtitles | يا للهول، إنّها أطراف أصابع |
| Saydam parmak uçları kullanıyorum. | Open Subtitles | ألبس أطراف أصابع شفافة |
| parmak uçları. | Open Subtitles | أطراف أصابع |
| parmak uçları. | Open Subtitles | أطراف أصابع. |