| Lily üzerinde gece elbisesi ve pelerinle uyandı. | Open Subtitles | استيقظت "ليلي" ذات مساء وهي ترتدي عباءة أوبرا |
| Bir pelerinle ilgili Trolley Park civarında bir hikaye dolanıyor. | Open Subtitles | -هناك بعض القصص تحيك في منتزه (ترولي) بشان عباءة |
| Mavi bir elbise ile saten bir pelerinle geliyorum daha sonra da hoş bir avcı elbisesi giyeceğim. | Open Subtitles | سأظهر مرتدياً رداء أزرق وعباءة ساتان وردية ثم سأرتدى حلة مطرزة رائعة كنوع من رداء فاخر |
| Bıraksak o partiye Viking tolgası ve pelerinle gider. | Open Subtitles | إذا تركناه يختار سيذهب إلى هذه الحفلة مرتدياً خوذة (فايكنج) وعباءة |