| Kışın burada pek kuş olmuyor fakat izleyebileceğimiz bir Porsuk ailesi var. | Open Subtitles | حسناً, لا يوجد الكثير من الطيور هنا في الشتاء لكن يوجد عائلة من الغرير نستطيع مشاهدتهم |
| Pek çok insan bir Porsuk gördüğünde tanır, değil mi? Hayır. | Open Subtitles | لابد وأنك تعتقد أن الناس يمكنهم التعرف على حيوان الغرير عندما يرونه |
| Yasal olan hiçbir madde bunu sağlayamaz, Porsuk Sütü dışında. | Open Subtitles | لا شيء قانوني سيعطيك ذلك , ماعدا حليب غرير. |
| Porsuk kendi ağırlığının 20 mislini kaldırabilir. | Open Subtitles | أي غرير يمكن أن يرفع 20 مرة وزن جسمه. هلّ بالإمكان أن أنت تعمل ذلك؟ |
| Vay be. Ben bunları tanıyorum. Usta Porsuk ikizleri. | Open Subtitles | لقد تعرفت على هؤلاء الرفاق (إنهم توأم المعلم (بادجر |
| Pınarın kaynağı Beyaz Dağlar'daki Porsuk ağaçları koruluğundaymış. | Open Subtitles | ومصدر هذه النبتة هو بستان أشجار الطقسوس في الجبال البيضاء |
| Gözlükleri ve iş günü seksiyle ilgili kuralları olan Porsuk gibi değil. | Open Subtitles | ليست مثل الغُرَيْر بنظّارات... وقواعد حول أيام الأسبوع لممارسة الجنس |
| Taş ocağına git, Bayan Porsuk ile diğerlerine yardım yola çıktı de. | Open Subtitles | اتجهِ إلى فتحة اللغم واخبري السيّدة (بدجر) أن النجدة في الطريق. |
| Gökyüzünü seyrediyorum ki o gökyüzü, benim izlemem ve sizin hatırlamanız için var, Porsuk. | Open Subtitles | أنا أراقب السماء لأن موهبتي هي ان أراقب مثلما هي موهبتك أن تتذكر ، أيها الغرير |
| Ufak tefektir ama kardeşinizin yakalayıp da beş gün aç bıraktıktan sonra uyku tulumunuza koyduğu Porsuk kadar haindir. | Open Subtitles | إنها صغيرة الحجم ولكن خبيثة مثل حيوان الغرير ذلك الذي قبض عليه أخاك وجوعه لخمسة أيام |
| Bence Porsuk gerçekten kuduz değildi. | Open Subtitles | لا اعتقد ان الغرير في الحقيقة مسعور اعتقد.. |
| İyi eğitilmiş bir Porsuk köstebeği ordusu ile saldırırız. | Open Subtitles | نحزف بجيش من جيش من خلد الغرير المدرب تدريبا عاليا |
| Buyurun, ne bileyim, bir ağaca pis bir Porsuk yuvası falan yapın. | Open Subtitles | خذن راحاتكنّ و،لا أدري، قوموا بناء بعض أعشاش الغرير القذرة بشجرة ما الغرير حيوان يشبه إبن عرس |
| Tabi ki. Porsuk ona püskürttüğünde bilmeliydim. | Open Subtitles | بالطبع، كان علي أن أعرف حين أصابها رذاذ الغرير |
| Porsuk, geçen hafta bir şey fark ettim. | Open Subtitles | لذا ، غرير العسل ، الأسبوع الماضي أتاني إلهام |
| Bir Porsuk kaçmış olabilir ama en iyi adamlarım ilgileniyor. | Open Subtitles | ربما هناك حيوان غرير طليق السراح لكن انا لدي افضل اشخاص كي يقبضوا عليه |
| Bak dostum, bu adamları yakalamak için iki Porsuk köstebeği altı kurt yarasası ve on sekiz domuz maymunu ile dövüşmek zorunda kaldım. | Open Subtitles | , أصغي ياصاح , اضطررت لمقاتلة خلدين غرير و6 خفافيش الذئب و18 قرد خنزير لأمسك بهؤلاء الأشخاص |
| Porsuk, Porsuk, '85! | Open Subtitles | "بادجر" ، "بادجر" 85 |
| Porsuk, Porsuk, '85! | Open Subtitles | "بادجر" ، "بادجر" 85 |
| Eğer annen iyileştirilebilirse, Porsuk ağacı işi yapacaktır. | Open Subtitles | إذا كان بقدّر لوالدتك أن تشفى، فشجرة الطقسوس ستفعل ذلك. |
| Porsuk çocuk bu mu? | Open Subtitles | -هذا هو فتى الغُرَيْر ! -بقايا حيوان كهذه |
| Unutmayın, Tavşanlar vejetaryen ve Porsuk ceviz yiyemez. | Open Subtitles | الأرانب نباتية، وعائلة (بدجر) لا تأكل الجوز. |
| Bir ardvork, bir flamingo, dört oklu kirpi, iki armadillo, üç Porsuk... | Open Subtitles | حسنا، دعنا نرى، لديك خنزير واحد، واحد بشروس، أربعة نيص، اثنين من المدرع، ثلاثة ابن عرس. |
| Porsuk! | Open Subtitles | (بادغر) |
| Sanırım bu sensin. Ve bir çeşit muzır Porsuk. | Open Subtitles | أعتقد أنّ هذه أنتِ إلى جانب غُرير شرّير |
| Biraz dinlenmek için bir Porsuk ağacının gölgesinde durdular. | Open Subtitles | توقفا لأخذ قسط من الراحة تحت أفنان شجرة طقسوس. |
| "Bir fare ya da Porsuk telefon edecek parayı nereden bulacak ki?" | Open Subtitles | من أين سيأتي فأر أو حيوان أبوسوم... بالمال اللازم لإجراء إتصال ؟ |
| Ben semender.. ..bu arkadaşım, Porsuk.. | Open Subtitles | وأنا سمندل الماء وصديقى هذا حيوان الغربر |