| Keşke benim babam da biraz rahatlayıp sıradan olmanın tadını çıkarabilse. | Open Subtitles | كنت أتمنى أن والدى يمكنه الإسترخاء هكذا والإستمتاع بكونه من العامة |
| Sadece biraz rahatlayıp ... her şeyin normale döndüğünü hissetmek istiyorum. | Open Subtitles | لقد أردت فقط الإسترخاء وأشعر أن كل شيء يعود لطبيعته ثانيةً |
| Ya iyice eğilip bükülür, yerde sürünen mantığımızı kaldırmaya çalışırız, ya da rahatlayıp, bunun tadını çıkarırız. | Open Subtitles | يمكن أن نغضب من التفكير أو المنطق أو نسترخي ونستمتع بالأمر |
| Aslında rahatlayıp birlikte olmanın tadını çıkarabiliriz. | Open Subtitles | تعلم, يمكننا فقط نسترخي ونتمتع برفقة بعضنا |
| Ama bu hafta sonuna ihtiyacın vardı.Biraz rahatlayıp iyi zaman geçirebilirsin. | Open Subtitles | ولكنك بحاجه إلى إجازه بعيداً عنها, حتى تسترخي وتقضي وقتاً طيباً |
| Neden biraz rahatlayıp olayları akışına bırakmıyoruz. | Open Subtitles | لماذا لا نهدأ فقط؟ و نري كيف ستسير الأمور؟ |
| rahatlayıp olayları akışına bırakamaz mısın? | Open Subtitles | - علبة وأبوس]؛ ر على الاسترخاء والذهاب مع تدفق. الذهاب مع تدفق؟ |
| Aslına bakarsan biraz rahatlayıp artık şu paradan .biraz harcayabilmeyi umuyorum. | Open Subtitles | في الحقيقة آمل أن تفرح لنبدأ فى انفاق بعض هذا المال |
| rahatlayıp gecenin tadını çıkarabiliriz. Değil mi? | Open Subtitles | الآن أخيراً نستطيع الإسترخاء والإستمتاع ببعضنا، صحيح؟ |
| At binmek, sevişmek gibidir. rahatlayıp zevk almalısın. | Open Subtitles | فركوب الحصان كمطارحة الغرام، عليك الإسترخاء والإستمتاع. |
| Biraz rahatlayıp kocama katılmak istiyorum | Open Subtitles | أريد فقط الإسترخاء و الإستمتاع مع زوجي لفترة |
| rahatlayıp biraz beklersen doğruca o aradığın kanıta götürüleceğiz. | Open Subtitles | هل لديكَ دليل؟ الإسترخاء ، والإنتظار لبعض الوقت وسنأخذه قريباً بشكل مباشر لإثبات دليلكِ |
| Seninle benim de biraz rahatlayıp onlar kadar eğlenmememiz için bir sebep yok. | Open Subtitles | أتعلمين , لا يوجد هنالك أي سبب لا يمكننا به أن نسترخي قليلاً أنا و أنتِ و أن نحظى بالمتعة التي نريدها |
| Neden sadece rahatlayıp baskı noktalarının tadını çıkarmıyorsunuz? | Open Subtitles | لماذا فقط لا تسترخي وتتمتّع بمواضع الضغط؟ |
| Ama şimdi neden rahatlayıp eğlenmiyorsun? | Open Subtitles | لكن في الوقت الراهن، لمَ لا تسترخي وتستمتع؟ |
| rahatlayıp biraz uyumaya çalış. | Open Subtitles | حاولي أن تسترخي و خذي قسطا من النوم |
| Bu durumda rahatlayıp, odalarımızı bulalım. | Open Subtitles | - فى هذه الحاله علينا أن نهدأ و نذهب لغرفنا |
| Neden rahatlayıp, partinin tadını çıkarmıyorsunuz? | Open Subtitles | أن نهدأ و نكمل حفلنا الرائع ما قولكم؟ |
| "rahatlayıp kendinden geçeceksin." | Open Subtitles | "ستكون قادرًا على الاسترخاء." |
| Aslına bakarsan biraz rahatlayıp artık şu paradan biraz harcayabilmeyi umuyorum. | Open Subtitles | في الحقيقة آمل أن تفرح لنبدأ فى انفاق بعض هذا المال |