| Evet, sadece bizim zaten Ross'la planımız var. | Open Subtitles | نعم أنه نحن تقريبا نوعا ما سوف نخرج مع روس |
| Belki de Ross'la yakalayacağım anları beklemekten vazgeçmeliyim. | Open Subtitles | وهذه النقطة هي ربما ينبغي لي أن تتوقف فقط انتظار حولها لحظات مع روس. |
| Evliliğimizden beri Ross'la hiç iş yapmadığımı biliyor olmalısın. | Open Subtitles | لابد و أنك تعلم بأنني لستُ .على تواصلٍ مع روس منذ ما قبل زواجنا |
| Sanki sen Ross'la hiç eğlenmedin. | Open Subtitles | كما لو كنت لم تلعبي مع روس من قبل |
| Ross'la beraber gidecek misin yoksa atayam mı? | Open Subtitles | هل ستحاولين مع روس ام علي رميه؟ |
| Ross'la birlikte olduğun için, Bu konuda birşey yapmadım. | Open Subtitles | منذ كنتى مع روس انا لم افعل أى شئ معكى |
| Gidip Ross'la bu konuyu konuşacağım. Bekle! | Open Subtitles | سأتحدث مع روس عن رأيه في الموضوع |
| Bu da Ross'la sevişmekten iyi bir şey çıkmayacağını ispatlıyor. | Open Subtitles | - نعم، لا تمزح. كل الحق، وهذا يثبت فقط لا جيد يمكن أن تأتي من ممارسة الجنس مع روس! |
| Ross'la Burt'le anlaştığından çok daha iyi anlaştı. | Open Subtitles | هو اتفق كثيراً مع "روس" أكثر . "مما فعل أبدا مع "برت |
| "Rubie"de Kiira'yla partner olma şansını verdiğin cömert fırsatın için bir teşekkür olarak Ross'la olan işleri tatlıya bağlayabilirim. | Open Subtitles | كان بامكاني أن أنهي الأمور مع "روس" كشكر لك على كرم الفرصة التي أعطيتني لأشارك "كيرا" في الافتتاحية. |
| Ross'la aynı arabaya binemem! | Open Subtitles | أنا لن أركب فى سيارة مع روس |
| Ross'la birlikte olduk. | Open Subtitles | لقد مارست الحب مع روس |
| -Evet. -Bence Ross'la bu konuyu konuşmalısın. | Open Subtitles | - يجب عليك التحدث مع روس عن هذا كله. |
| Ross'la yer değiştirebilir misin bir bak. | Open Subtitles | حاولي ان تبدلي مع روس |
| Seni bu aptal şeye davet etmediğim için bana kızdın ve bana karşılığımı Ross'la veriyorsun. | Open Subtitles | أنتِ غاضبة لأنني لم أقم بدعوتك لهذا الشيء الغبي، والآن تنتقمين مني مع (روس). |
| Benimle olması gerekirken onu Ross'la görmeye dayanamıyorum. | Open Subtitles | أكره رؤيتها مع (روس) بينما أعلم أنها يجب أن تكون برفقتي. |
| Ross'la konuşmalıyım. | Open Subtitles | علي التحدث مع روس. |
| O kadın bana karşı Ross'la birlik olmuş ve suç ortaklığı yapması için kışkırtılmış. | Open Subtitles | تلك المرأة تتآمر مع (روس) ضدي. ويبدو بالفعل بأنه يوجد شرٌ محتم. |
| Ha bu arada, kafeye uğradık ve Ross'la karşılaştık. | Open Subtitles | لقد توقفنا في المقهي و تحدثنا مع (روس) |
| Evet. Ross'la birlikte kaza geçirdik. | Open Subtitles | (أجل لقد كنتُ في الحادث مع (روس |