| Başka seçeneğim yoktu. Sen bütün hafta sonumuzu sabote etmeye çalıştıysan da. | Open Subtitles | ليس لدى خيار , بالرغم من أنك حاولت تخريب العطله الاسبوعيه بالكامل |
| Var olmayan bağlantılar kurma. Çözümü asla sabote etmeye çalışmadık. | Open Subtitles | لا تفتعلي روابط غير موجودة ما كنا لنحاول تخريب القرار |
| Var olmayan bağlantılar kurma. Çözümü asla sabote etmeye çalışmadık. | Open Subtitles | لا تفتعلي روابط غير موجودة ما كنا لنحاول تخريب القرار |
| Bence senin aklın başında değil. Beni sabote etmeye çalışıyorsun. | Open Subtitles | لا أعتقد أنك سليمة المدارك العقلية وتحاولين تدميري |
| Sana ne olacağını düşünmeden sabote etmeye çalışıyor. | Open Subtitles | حاول تخريبه بكل الوسائل |
| Bütün kargaşaya rağmen, inşaat projesini sabote etmeye karar verdiler. | Open Subtitles | حتى مع كل ذلك التشويش , لقد قرروا تخريب مشروع البناء |
| Efendim, Daniel'ın araştırmayı sabote etmeye çalıştığını iddaa ediyorlar. | Open Subtitles | سيدي. لقد ادعو أن دانيال يحاول تخريب بحثهم |
| Şu anda, hükümetleri, Dr Jackson'ın araştırmayı sabote etmeye çalıştığını düşünüyorlar. | Open Subtitles | حكومتهم تعتقد أن دكتور جاكسون حاول تخريب بحثهم |
| Bütün akşam benim ilişkimi sabote etmeye çalıştın. | Open Subtitles | أنت قضيتُ الامسيه كلها تحاول تخريب علاقتي |
| Bunu o yaptıysa aynı zamanda kurtarma çabalarımızı da sabote etmeye çalışıyor olabilir. Aşağıda daha çok patlayıcı olabilir. | Open Subtitles | إذا كان قام بذلك فهو قد يحاول تخريب مجهوداتنا للإنقاذم , أيضاً. |
| Burada olmak istemediğinizin farkındayım efendim, ama öyle görünüyor ki kampanyamı da kasten sabote etmeye çalışıyorsunuz. | Open Subtitles | أعرف أنك لا تريد أن تكون هنا سيدي، ولكن يبدو.. أنك تتعمد تخريب حملتي.. |
| Buraya kamyonunu sabote etmeye geldim. Ama yapamam. | Open Subtitles | لقد قدمتُ إلى هنا, من أجل تخريب شاحنتك, ولكني لم أستطع ذلك |
| Hayır, yapmadın, ama değerlendirmemi sabote etmeye çalıştın. | Open Subtitles | لا , أنتِ لم تفعلي ولكنك حاولتي تخريب تقييمي |
| Birisi düğünümü sabote etmeye çalışıyor ve kim olduğunu bulacağım. | Open Subtitles | هناك من يحاول تخريب زفافي، وسأكتشف من يكون. |
| Hayır, sen hiçbir şeyi sabote etmeye çalışmadın. | Open Subtitles | لا . أنتِ لم تحاولي تخريب أيّ شيء إرواء |
| Hayır, sen hiçbir şeyi sabote etmeye çalışmadın. | Open Subtitles | لا . أنتِ لم تحاولي تخريب أيّ شيء إرواء |
| Beni sabote etmeye mi calısıyorsun? | Open Subtitles | هل تحاول تخريب فريقي أم ماذا؟ |
| Yaptığımız işi sabote etmeye mi çalışıyorsun? | Open Subtitles | هل تحاول تخريب ما نفعله هنا؟ |
| içi nişasta dolu ve glycemic indeksimi yükseltti. yani demek istediğim sen mikseri saçmalıkla doldurmuşsun. hepiniz beni sabote etmeye çalışıyorsunuz. | Open Subtitles | انها نشاء نقي يفسد نسبة السكر في الدم كانك عبأت الخلاط بالحلوى انت تحاولين تدميري لا تحاول لقد رايتك مرحبا يا عزيزتي هل كان يومك جيدا؟ |
| Peki neden sabote etmeye çalışıyorsun? Ne demek istiyorsun? | Open Subtitles | حسنا لماذا تحاولين تخريبه ,ها |
| Beni sabote etmeye çalıştığını düşünüyor ve sen de düşman olarak seçilmek için biçilmiş kaftansın. | Open Subtitles | كان انطباعه أنكِ تحاولين التخريب علي ويصدف أن صنعتِ شريرة مثالية |
| Son derece önemli bir davayı, sabote etmeye kalkıştın. | Open Subtitles | و حاولن ان تخرب قضية مهمة |