| Biz sadece yemek yaparız. | Open Subtitles | رجاءً.. إننا نعد الطعان فحسب الطعام فحسب. |
| sadece yemek yiyecek bir yer arıyorum. | Open Subtitles | أصغِ، أحاول إيجاد مكان لتناول الطعام فحسب |
| Ama sadece yemek. Beni ilk buluşmada yatağa atamayacaksın. | Open Subtitles | لكنه مجرد عشاء, لن تقومي بأخذي إلى الفراش في أول موعد |
| sadece yemek. | Open Subtitles | هذا مجرد عشاء معك وهنري باري.. |
| Emekleriniz için para yerine sadece yemek verebildiğimiz için özür dilerim. | Open Subtitles | أنا آسف يمكننا أن نقدم الطعام فقط بدلاً من المال لجهودك |
| sadece yemek yemeye çıkmıştık, Harry. Sadece yarım saatliğine çıkmıştık. | Open Subtitles | فقط خرجنا لتناول العشاء فقط خرجنا نصف ساعة |
| Aslında sadece yemek değil. | Open Subtitles | حَسناً، هو لَيسَ حقاً فقط عشاء. |
| Satın aldığımız şey sadece yemek ve şarap değil gördüğümüz hizmet ve bize davranılış şekli aynı zamanda. | Open Subtitles | اعنى , ليس فقط الطعام و النبيذ الذى تشترينة لكن الخدمة و طريقة المعاملة |
| Bu insanların sadece yemek için radikal inançları yok. | Open Subtitles | هؤلاء الناس ليسوا ذوي معتقدات متطرفة عن الطعام فحسب |
| Sandviç derken sadece yemek mi yoksa ot getirmem ve yöneticilere sakso çekmem de gerekiyor mu? | Open Subtitles | مهلا ، هل الشطائر تعني الطعام فحسب أم أنها تعني أيضا أنه علي تأمين الحشيش والكوكايين للمدراء؟ |
| Biz sadece yemek yapıyoruz. Yalnızca yemek! Sorumlu değiliz. | Open Subtitles | إننا نعد الطعام فحسب، الطعام فحسب. |
| sadece yemek yiyip kart oynayacak ve eğleneceğiz. | Open Subtitles | مجرد عشاء ولعبة الورق |
| -Canım sadece yemek yiycez | Open Subtitles | عزيزي، إنه مجرد عشاء |
| - sadece yemek değildi, şey... | Open Subtitles | حسنا لم يكن مجرد عشاء .. كان ... |
| Hayır. sadece yemek ve insanlara nasıl davrandıkları konusunda söylendim. | Open Subtitles | لا ، الشكى عن الطعام فقط وهم الطريقة التي يعاملون بها الناس |
| Akşam yemeğe çıkalım mı? sadece yemek ama. | Open Subtitles | أيمكننا أن نخرج معاً لتناول الطعام فقط تناول الطعام ؟ |
| Yani, sadece yemek istediğinize emin misiniz Akşam yemeği? | Open Subtitles | لذا، هل أنت متأكد أنك تريد لطهي الطعام فقط العشاء؟ |
| Anne, sadece yemek yiyelim. | Open Subtitles | دعينا نتناول العشاء فقط يا أمي ، حسناً ؟ |
| sadece yemek yapmak istedim. | Open Subtitles | أردت أن أحضر العشاء فقط |
| sadece yemek yiyip film izlemek istiyormuş. Hayır. | Open Subtitles | انه يريد فقط عشاء وفيلم. |
| Başlarda sadece yemek verdi. | Open Subtitles | في باديء الأمر كان فقط الطعام |
| Bilirsin, hayvanlar sadece yemek yemek ister. | Open Subtitles | تعلم، بأن الحيوانات يريد أنّ يأكل فقط. |
| sadece yemek... | Open Subtitles | فقط أريد تناول العشاء |
| Striptiz kulübü ancak söz veriyorum... - ...sadece yemek için gidiyorum. | Open Subtitles | هو في نادٍ للتعرّي، لكنّي أعدكِ أنّي سأذهب إلى هناك للعشاء فقط. |
| sadece yemek. Konuşmamız gereken şeyler var da. | Open Subtitles | عشاء فقط ، أعتقد أن هناك أموراّّ يجب أن نتحدث عنها |