| Çünkü o artık senin değil, çünkü onu kaybettin, çünkü bir salaksın. | Open Subtitles | ' يَجْعلُك لا يُمكنُ أَنْ تَأخُذَها، ' يَجْعلُك فَقدتَها، ' يَجْعلُك غبي. |
| En nihayet adam gibi saç tıraşı olmuşsun ve pişmiş kelle gibi sırıtmıyorsun eskisi gibi ama hâlâ bir salaksın. | Open Subtitles | أنت أخيراً حصلت على قصة شعر جيدة، ولم تعد تقوم بتلك الإبتسامة الغريبة كما إعتدت القيام بها، لكنك مازلت غبي. |
| Tam bir salaksın. O herif için sekiz tane önlüğü mahvettin. | Open Subtitles | أنت أحمق كبير، أهدرت 8 أغطية على ذلك الرجل |
| Eğer bilmiyorsan, sen basbayağı koca şişko bir salaksın. | Open Subtitles | إذا كنت لا تعلم, إذا من الواضح أنك أحمق كبير وبدين |
| Sen gerçekten salaksın. Nasıl buldum seni ben? | Open Subtitles | انت احمق بحق, كيف يمكنني ان انهي الامور معك ؟ |
| Bundan kaçabileceğini sanıyorsan, salaksın derim sana. | Open Subtitles | أنت مغفل إن اعتقدت أنك تستطيع الهروب من ذلك |
| Sen tam bir salaksın. Neden bu şova katılmayı kabul ettiysem? | Open Subtitles | أنت أبله مستبدّ، لمَ أوافق على هذا العرض ؟ |
| Oğlum, salaksın sen. Sana ihtiyacım yok. - Kes! | Open Subtitles | أيها الفتى، أنت غبي حقاً لست بحاجة إليك، أنت غبي |
| Sen ise salaksın. Bu işi kıvıracağını sanıyorsan tam bir salaksın. | Open Subtitles | لكنك غبي للغاية إذا اعتقدت أنك تستطيع النجاة من العقاب |
| Nasıl bu kadar ileri gittin bilmiyorum. Tam bir salaksın. İyice boka battın. | Open Subtitles | لا أعلم كيف وصلت لهذا الحد، إنّك غبي للغاية، لكنك تجاوزت الأمر وسأوضح السبب. |
| Nasıl bu kadar ileri gittin bilmiyorum. Tam bir salaksın. İyice boka battın. | Open Subtitles | لا أعلم كيف وصلت لهذا الحد، إنّك غبي للغاية، لكنك تجاوزت الأمر وسأوضح السبب. |
| salaksın demek daha kolay. | Open Subtitles | أوه أتعلم، من الأسهل أن أقول لك أنك غبي. |
| Çünkü, gerzek, sen Scott Tonerman'ın kıllarını 10 dolara alabilecek kadar salaksın. | Open Subtitles | لان يامتخلف انت غبي كفاية لتشتري شعر عانة سكوت تينورمان مقابل 10 دولارات |
| salaksın sen. | Open Subtitles | أنت مجرد أحمق عليك أن تتلقى علاج أو شيء هكذا |
| Üçlü, iki çifti geçer, salak herif. salaksın sen. | Open Subtitles | أنت مجرد أحمق عليك أن تتلقى علاج أو شيء هكذا |
| salaksın derdim ama sadece kendimi tekrarlamış olurum. | Open Subtitles | كنت سأقول إنك أحمق ولكن الكلام لا ينفع معك. |
| Adının ne olduğundan tam olarak emin değilim ama tipik bir salaksın sen. | Open Subtitles | كما تعلم, انا لست متاكد تماماً ما هو اسمك لكنك احمق من الطراز القديم |
| Sen bir salaksın. Tüm oğlanlar kızları seks için sıkıştırmaz. | Open Subtitles | انت مغفل ، لا يضغط الرجال كلهم على عشيقاتهم من اجل الجنس |
| Hayır, öyle demek istemedim. Hala salaksın. | Open Subtitles | لا, أنا لم أقصد ذلك أنت لا زلت أبله |
| Cennet de başka bir yalan. Buna inanıyorsan salaksın demektir. | Open Subtitles | النعيم هو أكذوبة أخرى، وإن كنتِ تصدقين بتواجده، فأنتِ حمقاء |
| O kadar salaksın ki sana çamur bile satarım. | Open Subtitles | انت غبى جدا بامكانى خداعك , ايها القذر |
| Burdasın , çünkü yalnız girmen için oldukça salaksın , ve benim yardımıma ihtiyacın var . | Open Subtitles | أنت هنا، لأن غبيّ جداً لتستطيع الحصول على ذلك بنفسك وتريدني أن أساعدك في الحصول على هذا |
| Sen sadece salaksın. | Open Subtitles | أنتِ غبيّة فحسب. |
| Ya sen çok salaksın ya da yaptın dedikleri kesinlikle bu diyarlara daha uğramadı. | Open Subtitles | أنت أغبى من القذاره أو ما سمعت بأنك فعلته مالا لم تُرسل الى هذه الأرض الضائعه |
| Çünkü salaksın da ondan. | Open Subtitles | هذا هو سبب حماقتك |
| Kocamdan daha ikna edicisin ama onun kadar da salaksın. | Open Subtitles | كنت أكثر إقناعاً من زوجي ولكنكِ كنت غبيه فقط |
| Sen gerçekten salaksın, değil mi? | Open Subtitles | -إنّكَ أحمقٌ حقـًّا، ألستَ كذلك؟ |
| Kesinlikle tam bir salaksın Wendell. | Open Subtitles | -أنت بالتأكيد أبلة |