| Meera, Samar'ı çok iyi bir şekilde idare etmen gerekiyor. | Open Subtitles | ميرا شديد بحذر سامار مع التعامل عليك سيكون |
| Sadiq Samar'ı bir ay önce aynı Kahire otelinde gören iki görgü tanığı var. | Open Subtitles | حسناً ، لدينا شاهدين فى هذا المكان صادق سامار كان فى نفس الفندق القاهرى منذ شهر |
| Joanna'yla beraber Sadiq Samar'ı gözaltına almışlar. | Open Subtitles | هو وجوانا فى الطريق إليكم لقد قاموا بالقبض على صادق سامار |
| Samar'ı böyle görmeye dayanamıyorum. | Open Subtitles | هكذا سامار رؤيه تحمل يمكننى لا |
| Ben, Samar'ı bırakmak için bir söz verdim. | Open Subtitles | سامار اترك بان وعد قطعت لقد |
| Ben Samar'ı seviyorum, Akira. | Open Subtitles | اكيرا يا سامار احب انا |
| Ressler ve Samar'ı oraya gönder. | Open Subtitles | أخبر (ريسلر) و (سامار) بالذهاب إلى هُناك |
| YŞT Samar'ı kaçırdı. | Open Subtitles | كانوا يتواجدون بداخل المنزل (اختطفت المُنظمة (سامار |
| Reddington, yardımın lazım. Az önce YŞT Samar'ı kaçırdı. | Open Subtitles | ريدينجتون) ، نحنُ بحاجة إلى مُساعدتك) (لقد تم إختطاف (سامار |
| En azından, öyle sanıyordum. YŞT Samar'ı kaçırdı. | Open Subtitles | على الأقل اعتقدت أنهم يفعلون ذلك (تحتفظ المُنظمة بـ(سامار |
| Al. Tek ilgilendiğim Samar'ı bulmak. | Open Subtitles | (خُذه ، كل ما أهتم به هو إيجاد (سامار |