| siz ikinizin bana bir iyiliği dokunabilir diye düşünüyordum. - Neymiş o? | Open Subtitles | الآن ، مهلاً ، أود لو أنكما أسديتما لى معروف كبير |
| Açıkça görülüyor ki siz, ikinizin olay çıkarmada hiç tecrübesi yok. | Open Subtitles | واضح أنكما لا تتمتعان بالخبرة في اثارة الاهتمام. |
| siz ikinizin benimle gizlice işbirliği yapmanızı istiyorum. | Open Subtitles | أريد منكما أنتما الإثنان أن تتعاونا بشكل سري |
| siz ikinizin yasaların boşluklarla dolu olduğunu düşünmenize inanamıyorum. | Open Subtitles | احب طريقة تفكيركم انتم الاثنين ان هناك منفذ من القانون |
| - siz ikinizin arasında neler oldu? | Open Subtitles | إنه يتألم ماذا حدث بينكما أنتما الاثنان ؟ |
| siz ikinizin şu iki yönlü radyo üzerinde çalışmanızı tavsiye ederim. | Open Subtitles | أقترح أن تبدأو أنتم الاثنين فى العمل على هذا الاسلكى |
| Ama siz ikinizin kalıcı olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | لكنّي فقط أعرف انه أنتما الإثنين جئتما لتبقيا |
| Görünüşe bakılırsa, büyük bir bölümü siz ikinizin üzerine bulaşmış. | Open Subtitles | واغلب الامر بسببكما انتما الاثنان من خلال ما يظهر لي |
| Şimdi bütün bunlar siz ikinizin parayı zimmetinize geçirmek istediğiniz için mi? | Open Subtitles | انتظروا لحظة. كل ما يهمكما انتما الاثنين هو محاولة اختلاس المال؟ |
| Bakın, siz ikinizin şu Ryan meselesini yüzyüze konuşup halletmeniz gerektiğini düşündük. | Open Subtitles | لقد قررنا أنكما يجب أن تتعاملا مع موضوع رايان ذاك بنفسيكما |
| siz ikinizin yollarının ayrıldığını bilememiş. | Open Subtitles | ربما لم يُدرك.. أنكما الاثنان قد وصلتم لمفترق طرق |
| siz ikinizin V'ler ile takıntılı olduğunuzu söylediler. | Open Subtitles | و قالوا أنكما الإثنين من المهووسين بالزوار |
| siz ikinizin yollarının ayrıldığını bilememiş. | Open Subtitles | ربما لم يُدرك.. أنكما الاثنان قد وصلتم لمفترق طرق |
| siz ikinizin aksiyon aradığını duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت أنه أنتما . الإثنان تبحثون عن بعض الإثارة |
| Ruhani akıl hocan olarak üzüntüyle söyleyebilirim ki, siz ikinizin b-b-büyük bir problemi var. | Open Subtitles | بصفتي مرشدك الروحي أخشى أنتما الإثنان لديكم مشكلة كبيرة |
| siz ikinizin çok çarpık bir ilişkisi var, sen de bunun farkındasın. | Open Subtitles | أنتما الإثنان لديكمــا علاقة متشابكــة، تعلـم ذلك. |
| siz ikinizin, evlenmek isteyip, istemediğinize karar vermenizi istiyorum. | Open Subtitles | اريدكم انتم الاثنين ان تقرروا اتريدون الزواج ام لا |
| Görüyorum ki, bu, siz ikinizin anlamayacağı bir sorun. | Open Subtitles | هذه مشكلة ألا تفهما أنتما الاثنان |
| siz ikinizin biraz sakinleşmesi gerek. | Open Subtitles | أنتم الاثنين فقط تحتاجون إلى الهدوء |
| Ameliyattan sağ çıkamasa bile siz ikinizin neler karıştırdığınızı öğreneceğiz. | Open Subtitles | حتى إذا لم تنجوا من هذه العملية، فسوف نكتشف أنتما الإثنين مالذي ترفعانه. |
| Eğer sessiz alarmı harekete geçirmeseydi siz ikinizin dinlenmek için zamanınız olmazdı. | Open Subtitles | اذا لم تكن قد ضغطت على زر الامان الصامت لكنتم انتما الاثنان الان بالخارج |
| Araştırmayı siz ikinizin yönetmesini istiyoruz. | Open Subtitles | نود منكم انتما الاثنين ان تقودا فريق التحقيقات |
| Dikkatini dağıtacak, yanında olacak ve siz ikinizin tüm gece hiç baş başa kalmamanızı sağlayacak biri. | Open Subtitles | شخص ما يساعدكم على تشتيت الانتباه عنكم, تاكدي انكما لن تبقيا لوحدكم طوال الليل. |
| O kadın gibi insanlar sayesinde siz ikinizin birçok yerde saklanmasına gerek kalmayacak. | Open Subtitles | إنه بسبب أناسٍ مثلها في كثيرٍ من الأماكن لم يكن عليكما أن تختبئآ أنتم الإثنان |
| siz ikinizin küçük gezinizdeyken ne yaptığınızı nereden bileceğim? | Open Subtitles | وكيف لى أن أعرف ما الذى تفعلانه سويّاً؟ حين تمضين إلى هناك فى سفراتك القصيرة؟ |
| - siz ikinizin bunun komik olduğunu düşünmenize sevindim. - Hadi. | Open Subtitles | أنا مسرورة أن كلاكما يري الأمر مضحكا في الحقيقة |
| siz ikinizin derdi ne ki zaten? | Open Subtitles | ماهي المشكلة بينكما على اي حال؟ |
| Fakat onu asla gerçekte tanıyamadı, anlıyor musun? Ama sizin gibi değil. siz ikinizin olduğu gibi değil... | Open Subtitles | ولكنه لم يوطد علاقته معها كما تفعل أنت , كما تفعلان أنتما |