Yani, muhtemelen zengin, başarılı ve sosyal açıdan acemi erkekleri kandırmakta ustalaşmıştır. | Open Subtitles | أعني على الأرجح أنها متخصصة بإغواء الرجال الأثرياء و الناجحين الخجولين إجتماعياً |
Çok hâkim tanımıyorum... sosyal açıdan konuşuyorum. | Open Subtitles | لا أعرف الكثير من القضاه، أقصد إجتماعياً |
Raptorlar vahşi, zeki... ve sosyal açıdan gelişmişti. | Open Subtitles | كانت الرابتورات شرسة , ذكية و متقدمة إجتماعيا |
Gerek yok ki. Bu adam sosyal açıdan marifetli. | Open Subtitles | ليس ضروريا ان يكونوا هذا الرجل محترف إجتماعيا |
sosyal açıdan gerekli olanın, kişisel açıdan zahmetli bir şey olabileceğini unuttum. | TED | نسيت أن ما هو ضروري اجتماعياً يمكن أن يكون قاهراً عى المستوى الشخصي. |
Belki de altında çalıştığım, sosyal açıdan bastırılmış aşşağılık pisliklerden biri yapmıştır. | Open Subtitles | كان أحد رؤسائي الحقراء المكبوتين اجتماعياً الأخرين |
20 ilâ 40 yaşları arasında, sosyal açıdan uyumsuz ve kolay bağlantı kuramayan birisi. | Open Subtitles | عمره بين 20 40 اخرق اجتماعيا وغير قادر على انشاء العلاقات بسهولة |
Bu tarz suçlular genç, sosyal açıdan olgunlaşmamış, ortalama zekaya sahiptirler ve psikopat eğilimleri vardır. | Open Subtitles | هذا النوع من المعتدين يتصف بأنه يافع غير ناضج اجتماعيا بذكاء متوسط مع سمات شخصية عديمة المشاعر |
Bakımlı, sosyal açıdan aktif, ve oldukça atletik. | Open Subtitles | حسنة الهندام، نشيطة إجتماعياً رياضية للغاية |
Kendi tecrübeme göre sosyal açıdan iyiydi, ama bir şekilde bitirdim işte... | Open Subtitles | كانت لطيفة إجتماعياً بناء على تجربتي الخاصة ولكني سايرت الأمر |
sosyal açıdan, pek çevrem yoktu. | Open Subtitles | إجتماعياً, لم أكن على تواصل حقاً, |
Ona sosyal açıdan yaklaşmıyorsun. Basbayağı baştan çıkarıyorsun. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تراها إجتماعياً أنت تخدها |
sosyal açıdan acıyı sindirmenin kabul edilebilir süresi var ve bu sona yaklaşıyor... | Open Subtitles | أدرك ان الوقت المقبول إجتماعيا للغرق بالأحزان يقارب على النهاية و |
Yani açık konuşuyor, sosyal açıdan becerikli ve tehdit edici görünmüyor. | Open Subtitles | هذا يعني أنه يتكلم بوضوح بارع إجتماعيا, و يبدو أنه شخصيه غير مُهدِده |
Bu da bize sosyal açıdan tuhaf olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | ذلك يخبرنا أنه غالبا خجل إجتماعيا |
sosyal açıdan izole edilmiş, kardeşi sürekli sorun çıkarıyor. Bunlar klasik işaretler. | Open Subtitles | إنها معزولة اجتماعياً و الأخ بمشاكل دائمة، علامات تقليدية |
sosyal açıdan cahilim ama bunu ben bile biliyorum. | Open Subtitles | صحيحٌ أنّي لستُ مؤهّلة اجتماعياً لكن حتى أنا أعرف أنك لست كذلك |
sosyal açıdan bu kadar beceriksiz olan biriyle nasıl akraba olabileceğini merak ediyorsundur. | Open Subtitles | ربما تسائلتي كيف ...تربطكِ صلة قربى بشخص أخرق اجتماعياً |
Partneri olan itaatkar kadın, sosyal açıdan garip biri, ortalama bir zekaya sahip ve duygusal açıdan dengesiz. | Open Subtitles | شريكته الأنثى الخاضعة ستكون مرتبكة اجتماعيا بذكاء متواضع و غير مستقرة عاطفيا |
Öbür bayan, Meredith Lagerfeld sosyal açıdan faydasız. | Open Subtitles | المرأة الاخري مريد لجرفيل لا تملك شيئا لتقدمه اجتماعيا فهي فقيرة قذرة |
Bu detaylar, güçsüz hissettiği bir dünyada hem cinsel hem sosyal açıdan üstünlük sağlıyor. | Open Subtitles | هذا النمط يحاول تأكيد هيمنته على العالم الذي يرى أنه ضعيف فيه وذلك جنسيا و اجتماعيا |
Sen kabasın, O acımasız, ve ikiniz de sosyal açıdan kabul edilemezsiniz. | Open Subtitles | أنت وقح، هو غير ناضج وكلاكما مرفوض إجتماعيّاً |