| O tüm ülkeye yetecek kadar seks yapıyor zaten. | Open Subtitles | إنه يقيم علاقات نيابة عن البلد بأكمله |
| Belki de tüm ülkeye güç sağlayabilir. | Open Subtitles | ربما البلد بأكمله |
| Günümüzde bunun gibi tüm ülkeye yayılmış yüzlerce örnek şirket var. | TED | يوجد أمثلة عديدة على شركات من هذا النوع بدأت بالظهور في جميع أنحاء البلاد. |
| Amerikan halkı vatanseverliklerini göstermeye devam ederken gösteriler de tüm ülkeye yayılıyor. | Open Subtitles | المظاهرات تخرج .. .من جميع أنحاء البلاد .الشعب الأمريكى ,يستمر بإظهار وطنيته... |
| Şifreler açığa çıkarsa tüm ülkeye saldırı başlatırlar. | Open Subtitles | فور إنتشار هذه الرموز، فسيشنون هجمات على جميع أنحاء البلاد |
| Senin de bildiğin gibi, Japonya'da ilk vergilerin alındığı 7. yy'dan beri atalarımız makineler yapardı ve ünleri tüm ülkeye yayılmıştı. | Open Subtitles | منذ زمن طويل، كانت عائلتنا معروفة بمدى ذكائها فى المجال الميكانيكى [وتلك المعرفة كانت السبب فى حماية ثرواتهم] [وقد اشتهروا بمعرفتهم هذه فى جميع أنحاء البلاد] |