"tüm kasabanın" - Translation from Turkish to Arabic

    • البلدة بأكملها
        
    • البلدة كلها
        
    • البلدة بأسرها
        
    • والبلدة بأكملها
        
    O şirket tüm kasabanın sağlığıyla oynuyor ve ben onları nasıl durduracağımı bilmiyorum. Open Subtitles تلكَ الشركة تفسد صحّة البلدة بأكملها ولا أعرف كيف أوقفهم
    Mesele tüm kasabanın senin yargıç, jüri ve cellat olduğunu anlamasını sağlamak. Open Subtitles بل يتمحور حول أن تعلم البلدة بأكملها أنّك بمثابة القاضي وهيئة المحلفين ومنفّذ الحكم
    Kubbe'nin geldiği günden beri tüm kasabanın yükü benim omzumda. Open Subtitles لقد كنت أحمل همّ البلدة بأكملها على عاتقيّ
    Ama tüm kasabanın gözleri böyle. Open Subtitles لكن عمليآ ، البلدة كلها لديها تلك العيون
    - tüm kasabanın elektriği var. - Evet efendim. Open Subtitles البلدة كلها مضاءة بالكهرباء - نعم سيدي -
    Bir hafta sonu arafa gittim diye tüm kasabanın içine edemeyeceğini biliyorum. Open Subtitles أوقن أنّك لم تستطع إفساد البلدة بأسرها ثانيةً أثناء رحلتي خلال عطلة نهاية الأسبوع لسجن الأرواح.
    - Ulu orta böyle özel bir ilişkiyi devam ettirmeye çalışamayız, tüm kasabanın gözleri üzerimizdeyken olmaz. Open Subtitles -لا نستطيع المواصلة هكذا . أن نحاول بناء علاقة خاصة على الملأ. والبلدة بأكملها تشاهد كل خطوة نقوم بها عن كثب.
    Suratına atılmış yumurtalarla tüm kasabanın önünde duracak ve Tanrı'yı inkâr edecek. Open Subtitles سيقف أمام البلدة بأكملها وهو يشعر بالإحراج وسيستنكر الرب
    tüm kasabanın haberi var bu arada. Open Subtitles أتعلمين؟ البلدة بأكملها تعرف
    tüm kasabanın haberi var bu arada. Open Subtitles أتعلمين؟ البلدة بأكملها تعرف
    tüm kasabanın önünde kavga ettik. Open Subtitles لقد تشاجرنا امام أعين البلدة كلها
    Bir hafta sonu arafa gittim diye tüm kasabanın içine edemeyeceğini biliyorum. Open Subtitles أوقن أنّك لم تستطع إفساد البلدة بأسرها ثانيةً أثناء رحلتي خلال عطلة نهاية الأسبوع لسجن الأرواح.
    Yani, ya tüm kasabanın ölmesine ya da Kötü Kraliçenin hep istediği şeyi elde etmesine izin vereceğiz. Open Subtitles إذاً إمّا نترك البلدة ...بأسرها تموت أو تنال الملكة الشرّيرة بالضبط ما أرادته دائماً
    Storybrooke'tayken, tüm kasabanın şematik haritaları vardı. Open Subtitles أحتفظ في "ستوري بروك" بمخطّطات... خرائط عن البلدة بأسرها حتّى آخر ركن فيها
    Bu mesele tüm kasabanın ve şirketin meselesi, benim isteklerimle alakası yok. Open Subtitles -ماذا تقصد؟ هذا حول الشركة، سيّد (فورد)، والبلدة بأكملها... ليس أنا.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more