| Önceden söylememe izin ver bu tamamen zaman kaybı olacak. | Open Subtitles | اسمحوا لي أن أتنبأ أن ذلك سيكون مضيعة للوقت |
| Senin gibi işi gücü olmayan birinin seviyesine inip bu küçük protestonuzun tamamen zaman kaybı olduğu hakkında nutuk çekecek değilim. | Open Subtitles | لا أذهب لأماكن تجمعكم المكتظة بالعاطلين واخبركم أن احتجاجاتكم مضيعة للوقت |
| - Bana sorarsan, tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | ـ هذا مجرد مضيعة للوقت من وجهة نظري لا يهمني |
| Olivia, bırak artık peşini. Bu tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | أوليفيا, تحتاج إلى نسيان هذا هذا هو مضيعة للوقت |
| Pekâlâ, bu tamamen zaman kaybı. Ben eve gidiyorum. | Open Subtitles | حسناً ، هذه مضيعه للوقت سأعود للمنزل |
| Çünkü bu soruşturma olayı falan tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | لأن هذه الجلسة بأكملها ما هي إلّا مضيعة للوقت. |
| Aut disce, aut discede. Bu tamamen zaman kaybı. Tıpkı tıpkı o boklu çukurları kazmak gibi. | Open Subtitles | وهي مضيعة للوقت وهي تشبه حفر هذه الحفر |
| O zaman bu tamamen zaman kaybı. Bir şey bildiği yok. | Open Subtitles | إذن فهذه مضيعة للوقت إنه لا يعلم شيئاً |
| Tanrım, hayır. Hayır. Bu tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | يا إلهي، لا، لا فهذا مضيعة للوقت |
| Bu tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | كانت هذه مضيعة للوقت |
| Bu şey tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | إن هذا مضيعة للوقت حقاً |
| Bu tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | هذا كان مضيعة للوقت |
| Bu tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | حسنا، هذا مضيعة للوقت. |
| tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | هذه مضيعة للوقت |
| - Bu tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | هذا مضيعة للوقت |
| tamamen zaman kaybı. | Open Subtitles | هذه مضيعة للوقت. |
| - tamamen zaman kaybı. - Riedel konuyu ele almış. | Open Subtitles | - هو فقط يكمل مضيعة للوقت. |
| Bu tamamen zaman kaybı! | Open Subtitles | -هذا مضيعه للوقت |