Tek yapmak istediğim oraya gitmek ve sevdiğim adamla evlenmek. | Open Subtitles | كل ما أريده هو أن أنزل من هذا الممشى وأتزوج بالرجل الذي أحب. |
Şuan Tek yapmak istediğim gökyüzündeki şu büyük kaşığı alıp tüm nehri içine doldurmak. | Open Subtitles | كل ما أريده فعله الآن هو الحصول على تلك الملعقة الكبيرة في السماء وملأ النهر بها |
Önemli bir noktaya temas ediyormuşsun gibime geliyor ama yine de Tek yapmak istediğim fikri sorgulamadan bunu dağıtmak! | Open Subtitles | لدي شعور أنك تحاول الوصول إلى شيء ولكن كل ما أريد فعله هو القفز خلاله مثل رجل الإعلان |
Tek yapmak istediğim, onu alıp gitmek ve hayatımın sonuna kadar onunla birlikte yaşamaktı. | Open Subtitles | كُل ما كُنت أُريد فعله هو أن أن آخذها بعيداً لتعيش معي للأبد |
Tek yapmak istediğim sana kim olduğumu, göstermek ve kanıtlamak. | Open Subtitles | كل ما نويت فعله قط هو أن أريكِ وأثبتِ لكِ من أنتِ ومن أنا |
8 yaşımdan 16 yaşına kadar, beni bütün sanat derslerine götürdü. Tek yapmak istediğim buydu. | TED | بل كانت تأخذني لكل الدروس المتوفرة منذ أن كنت في الثامنة حتى 16. لأن هذا كل ما أردت فعله. |
Şimdi Tek yapmak istediğim bizi sağ salim eve götürmek. | Open Subtitles | والآن كل ما أريد القيام به هو إعادتنا إلى الديار بسلام. |
Tek yapmak istediğim, hiçbir şey yapmamak ve bunu da yapamıyorum. | Open Subtitles | ماذا الآن؟ كل ما أريده هو لا شيء و لا يمكنني فعل هذا حتى |
"Tek yapmak istediğim bir duş almak." Tek yapmak istediğim onu bir kaşık suda boğmak. | Open Subtitles | "كل ما أريده هو الحصول على حمام" كل ما أريده هو أن أقوم بإغراقها فيه |
Tek yapmak istediğim, bütün zamanımı ve paramı sizinle birlikte harcamak. | Open Subtitles | و كل ما أريده هو إنفاق مالي ووقتي معكم |
Sınırı geçmeme izin ver. Tek yapmak istediğim bu. | Open Subtitles | دعنى أعبر الحدود هذا كل ما أريده |
Mesela balayı için... Tek yapmak istediğim şey balonla... ülke ülke gezmekti. | Open Subtitles | مثل عند شهر العسل... كل ما أريده هو ركوب منطاد الهواء... إلى دولتين مختلفتين حول العالم. |
Bu gece Tek yapmak istediğim, Carina ile ilgili her şeyi öğrenmek. | Open Subtitles | كل ما أريده الليلة هو معرفة ما بإمكاني عن (كارينا) |
Şimdi, Tek yapmak istediğim kasabadan sakince ayrılmak. | Open Subtitles | ... الآن ، كل ما أريد فعله هو الخروج من المقاطعة بهدوء ... |
Neden Tek yapmak istediğim... seni zengin yapmakken, mutlu olmadığını hissediyorum. | Open Subtitles | بينما كل ما أريد فعله هو جعلك ثرياً |
Tek yapmak istediğim gerçeği söylemek ve kullanıcılarımıza şirketimin bu UGA celpleriyle nasıl işbirliği yaptıklarını söylemektir. | Open Subtitles | كل ما أريد فعله هو قول الحقيقة ، وأريد أن أخبر مستخدمينا كيف أن شركتنا الصغيرة متعاونة مع مذكرات إستدعاء وكالة الأمن القومي وتعني وكالة الأمن القومي National Security Agency اختصار لـ : |
Tek yapmak istediğim, onu alıp gitmek ve hayatımın sonuna kadar onunla birlikte yaşamaktı. | Open Subtitles | كُل ما كُنت أُريد فعله هو أن أن آخذها بعيداً لتعيش معي للأبد |
Tek yapmak istediğim sana kim olduğumu, göstermek ve kanıtlamak. | Open Subtitles | كل ما نويت فعله قط هو أن أريكِ وأثبتِ لكِ من أنتِ ومن أنا |
Efendim, Tek yapmak istediğim, korumak ve hizmet etmekti. | Open Subtitles | سيدي , كل ما أردت فعله هو الحماية و الخدمة |
Tek yapmak istediğim yanında olmaktı fakat bugün bana karım dediğinde sanki dünyadaki en çirkin sözmüş gibi söyledin. | Open Subtitles | كل ما أردت فعله ان اكون هناك فقط ولكن اليوم, عندما دعوتني بزوجتك |
Tek yapmak istediğim, bu aptal kostümden kurtulmak ama depozitomu geri vermiyorlar. | Open Subtitles | كل ما أريد القيام به هو التخلص من هذا الزي الغبي ولكنهم لا يريدون أن يرجعوا إلي إموال الضمان |