| Sizin zamanınızda, yeryüzü insanların yaşadığı tek yerdi. | TED | في زمنكم، تُعتبر الأرض المكان الوحيد الذي يعيش فيه الناس. |
| Clam'ın yeri kadınlardan uzaklaşabildiğimiz tek yerdi. | Open Subtitles | الحانة هي المكان الوحيد الذي نبتعد فيه عن النساء |
| Belki de o eski ev kayıplarını hissettiğin ve artık olmayan bir şeylerle tekrar yakınlık kurabildiğin tek yerdi ölü ağabeyinle ve anılarınla. | Open Subtitles | ربما كان البيت القديم المكان الوحيد الذي كنتَ تستطيع أن تطلق العنان لنفسك بأن تشعر بخسارتك |
| Shouko ara sıra oldukça sinir bozucu olabiliyor, bu durum hariç, burası huzur bulabildiğim tek yerdi. | Open Subtitles | ،ما تقوله شوكو مزعجاً قليلاً . ولكن مع هذا الاستثناء، هذا هو المكان الوحيد الذي أشعر فيه بالراحة |
| O mutfak kendimi gerçekten ait olduğumu hissettiğim tek yerdi. | Open Subtitles | ذلك المطبخ كان هو المكان الوحيد الذي شعرتُ أنني أنتمي إليه. |
| Bölge 7 iş bulabildiğim tek yerdi. Atık idaresi. | Open Subtitles | القطاع 7 كان المكان الوحيد الذي وسعني إيجاد عملاً بهِ، بإدارة النفايات. |
| Gece teslimi yapan tek yerdi. | Open Subtitles | كان المكان الوحيد الذي لديه خدمة توصيل أثناء الليل. |
| Senin için yapabileceğim tek yerdi bu. | Open Subtitles | إنه المكان الوحيد الذي أمكنني صنعه لأجلك |
| Yetişkin olmayanların girebildiği tek yerdi. | Open Subtitles | لقد كان هذا المكان الوحيد الذي يمكنك ان تطلب فيه المشروبات إذا كنت دون السن |
| Ve sadece bilmeni istiyorum ki senin orası gerçekten yuvam olarak hissettiğim tek yerdi. | Open Subtitles | وأريدك أن تعلمي... أن منزلك هو المكان الوحيد الذي يشعرني بأنه المنزل الموجود من أجلي |
| Ve de burası kendimi güvende hissettiğim tek yerdi. | Open Subtitles | وكان المكان الوحيد الذي شعرت فيه بأمان |
| Burası aklıma gelen tek yerdi. | Open Subtitles | هذا هو المكان الوحيد الذي فكرت فيه |
| Ama...sizin sınıfınız, kendimi güvende hissettiğim tek yerdi. | Open Subtitles | ولكن... كان فصلك المكان الوحيد الذي دائما يشعر بالأمان. |
| Yalnız kalabildiğim tek yerdi. | Open Subtitles | كان المكان الوحيد يمكنني البقاء لوحدي فيه |