| Ve bu teleskoplar, diğer şeylerin yanında, araştırma için kullanılıyor zaman içinde evrenin genişlemesinin nasıl değiştiğini. | TED | وهذه التلسكوبات ، من بين أمور أخرى، يتم استخدامها لدراسة كيفية يتغير توسع الكون بمرور الوقت. |
| Ama bu konuyu açmadan önce teleskoplar üzerine konuşalım. | TED | لكن قبل أن أتحدث عن ذلك لنتحدث عن التلسكوبات |
| Havalı olan kısmıysa şimdiki teleskoplar Ay'ın üstünde yanan bir mumu dahi görmenizi sağlayabilir. | TED | والشيء الجميل هو أن التلسكوبات التي يتم إطلاقها الآن سوف تسمح لك برؤية |
| Birbirinden güçlü teleskoplar kullanarak onları birer birer saptamaya başladık. | Open Subtitles | باستخدام تليسكوبات فضائية قوية تمكننا من متابعة العديد والعديد منهم |
| Yörüngede dolaşan, lazer ışınlarıyla birbirlerine bağlı teleskoplar serisi. | Open Subtitles | أسطول من المناظير المداريّة تطير في تشكيل موجّه بالليزر. |
| teleskoplar inekler ve sapıklar için demiştin sanki. | Open Subtitles | ظننت أنك قلتي أن التلسكوب لغرباء الأطوار أو المتحرشين |
| Bu teleskoplar uzayın derinliklerini görebiliyor. | Open Subtitles | بوسع هذه التليسكوبات أن ترى أغوار الفضاء. |
| Ve uygun olan bütün teleskoplar Jüpiter'e çevrildi. | Open Subtitles | "وكلّ منظار متاح موجّه الى "المشترى إنظر! |
| İşimin gerçeği şu, neredeyse sürekli başarısız olup yine de pes etmiyorum çünkü teleskoplar böyle üretilir. | TED | حقيقة عملي هو أنني أفشل في أغلب الأحيان ومازلت أواصل التقدم، لأن هكذا يتم بناء التلسكوبات. |
| Hubble gibi uzaya yerleştirilen teleskoplar en uzak ve en eski galaksilerden gelen ışığı yakalamakta ve bize kozmosun çok daha net görüntülerini ulaştırmaktadır. | Open Subtitles | لتجميع أكبر قدر ممكن من ضوئه التلسكوبات الفضائية كهابل التقطت الضوء من أبعد |
| Üniversitenin futbol stadyum tribünlerin boşlukları altında mühendisler yeni nesil teleskoplar üzerinde çalışıyorlar. | Open Subtitles | في مكان غائر تحت مدرجات ملعب كرة القدم التابع للجامعة يعمل المهندسون على الجيل القادم من التلسكوبات الخارقة |
| Bu sebeptendir ki, bilim insanları Dünya'nın yörüngesine dev teleskoplar yerleştirdi. | Open Subtitles | وللسبب نفسه، أطلق العلماء التلسكوبات العملاقة في مدار الأرض |
| teleskoplar icat edilip geliştirildikçe, görüş giderek netleşmeye başladı. | Open Subtitles | وعندما تم اختراع التلسكوبات وتحسينها، أصبحت الرؤية أكثر وضوحا |
| Hubble gibi uzaya yerleştirilen teleskoplar en uzak ve en eski galaksilerden gelen ışığı yakalamakta ve bize kozmosun çok daha net görüntülerini ulaştırmaktadır. | Open Subtitles | أما التلسكوبات الفضائية كتلسكوب هابل قامت بإلتقاط الضوء من أبعد وأقدم المجرات لتعطينا صورة أوضح بكثير للكون |
| Çok müthiş teleskoplar bunlar. | TED | مجموعة غير عادية من التلسكوبات. |
| Bu hayati bir kabiliyettir, çünkü bazı asteroidler kömür kadar karanlıktır ve diğer teleskoplar ile tespit edilmesi çok zor veya imkansızdır. | TED | وهذه قدرة مهمة لأن بعض الكويكبات مظلمة مثل الفحم ويمكن أن تكون صعبة أو مستحيلة أن تحددها تليسكوبات أخرى. |
| Diğer teleskoplar da gama ışını, şiddetli bir ışık patlaması ve sonra da aynı etkiye sahip olan x ışınları ve radyo sinyalleri yakaladılar. | TED | التقطت تليسكوبات أخرى انفجارًا لأشعة غاما ووميض ضوئي، ومؤخرًا، أشعة إكس وإشارات راديو، كلها إثر نفس الاصطدام. |
| Mühendisler ilerleyişlerini kaydetmek için, uçaksavarların ağızlarına astronomik teleskoplar yerleştirdiler. | Open Subtitles | لكى يحددوا تقدمه أضطر المهندسون لتثبيت المناظير الفلكية إلى أبراج المدفعية المضادة للطّائرات |
| 2025 yılında uzaya fırlatıldığında, bu teleskoplar yıldızdaki kafa karıştıcı yalpaya bakmayacaklar. | Open Subtitles | عندما يُطلقون في عام 2025... فلن تبحث المناظير عن التمايل الغير ملحوظ في النجم. |
| 1877'lere gelindiğinde teleskoplar, bu uzak gezegenin görüntüsünü yaklaşık bir kol mesafesinde tutulmuş 10 sent kadar büyütebiliyordu. | Open Subtitles | وبحلول عام 1877 تمكن التلسكوب من تكبير صورة الكوكب البعيد لذا فقد ظهر تقريبا بحجم قطعة نقود معدنية صغيرة |
| Ancak o zamanlar en güçlü teleskoplar bile yerlerini ve uzaklıklarını tespit edemiyordu. | Open Subtitles | ولكن في نفس الوقت حتي أقوي أنواع التلسكوب لم يستطع تحديد مكانها وبُعدها عن الأرض |
| Ancak tapınaklar yerine teleskoplar inşa etmeye başladığımızda milyarlarca yıldızın olduğunu keşfettik. | Open Subtitles | لكن عندما بدأنا ببناء التليسكوبات بدلاً من المعابد اكتشفنا أنه يوجد هناك ملايين النجوم الأخرى |
| Bazı teleskoplar uzayda konumlandırılacak. | TED | وسيكون هناك منظار في الفضاء. |