| Yüzlerini, şehirdeki her gazete ve televizyonda görmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد تلك الوجوه على غلاف كل شاشة الصحف والتلفزيون في المدينة. |
| Eğer görevim değilse bile, açık sözlü bir uzman olarak radyo ve televizyonda neler olduğunu anlatmaya çalışmak arzusundayım. | Open Subtitles | هذه رغبتي لو لم تكن واجبي أنأتحدثمع موظفيكم... بصدق عما يحدث للإذاعة والتلفزيون |
| Şunu bil ki Freddie Thornhill sahnede, perdede ve televizyonda 50 yıldan fazladır çalıştı. | Open Subtitles | فليكن في علمكِ أن (فريدي ثورنهيل) قد عمل على المسرح والسينيمـا والتلفزيون لأكثر من 50 سنة. |
| Sadece kameralar burda olduğu için öyle söylüyor ve televizyonda kötü bir baba olarak görünmek istemiyor. | Open Subtitles | انه يقول هذا أمام الكاميرات ، اذ لا يريد أن يبدو والداً سيئاً على التلفاز |
| Biz zamanında buraya döndük, ondan haber yok ve televizyonda biz varız. | Open Subtitles | و لكن عند عودتنا إلى هنا، اختفت جميع أغراضه و وجهانا يظهران على التلفاز |
| Burada oturur keyif çatar, birkaç bira yudumlar, ve televizyonda biraz saçmalık izlerim. | Open Subtitles | انا اجلس هنا في برود . واغرق في شرب علبتين من البيرة واشاهد اشياء تافه على التلفاز |
| Başlangıçta bu hikayelerden o kadar duygulanıyor, o kadar etkileniyorduk ki, gerillalarla konuşmanın en iyi yolunun onların kendileriyle konuşmaları olacağını düşündük. Böylece ilk yılımızda yüzlerce farklı hikaye kaydettik ormandaki gerillalar bu hikayeleri, kendi hikayelerini, kendilerininkine benzer hikayeleri duysunlar ve duyduklarında silah bırakmaya karar versinler diye, bunları radyo ve televizyonda yayınlattık. | TED | في البداية، لم نكن متأثرين جداً بقصصهم، كنا مندهشين جداً من هذه القصص، حتى أننا اعتقدنا أن أفضل طريقة للحديث مع المغاوير هي تركهم يتحدثون عن أنفسهم، لذلك قمنا بتسجيل حوالي مئة قصة خلال السنة الأولى ووضعناها على الراديو والتلفزيون حتى يستطيع المغاوير في الغابة الاستماع إلى القصص، قصصهم، أو قصص تشبه قصصهم، وعندما استمعوا إليها، قرروا الخروج. |
| Hindistan'ı temsil etmek ve televizyonda görünmek istiyorum. | Open Subtitles | . أريد أن أمثل الهند . و أظهر على التلفاز |
| ve televizyonda oğlunuzu gördüğümde yardımcı olabileceğimi biliyordum. | Open Subtitles | وعندما رأيت ابنكم على التلفاز علمت أنه يمكنني المساعدة |
| Sinemada şiddet ve televizyonda seks yüzünden olmalı. | Open Subtitles | هذا أكيد بسبب كل العنف في الافلام و الجنس على التلفاز. |
| Gözlerimiz; partnerlerimizi bulmamızı, çevremizdeki insanları anlamamızı, okumamızı ve televizyonda insanların pamuk dolu toplara çarpıp soğuk suya düştükleri yarışma programlarını izlememizi sağlar. | TED | فأعيننا هي التي نستطيع بها إيجاد شريك حياتنا فهم الناس من حولنا القراءة ومشاهدة برامج المسابقات على التلفاز حيث يُزج بالناس في المياه الباردة بواسطة كرات تدمير مبطنة |
| Çoktan onaylandı ve televizyonda duyuruldu. | Open Subtitles | قد تم تأكيدا ذلك وإعلانه على التلفاز |
| Ama olay da bu. Düğün haberlerde ve televizyonda çıkacak. | Open Subtitles | المشلكة أن الزفاف سيبت على التلفاز |
| Pazarları ve televizyonda Secretos Houston çıktığında çalışmam. | Open Subtitles | لا أعمل أيام الأحد أو عندما يعرض "سيكريتوس هيوستن" على التلفاز |