Bir dakikalığına vicdanımla savaştım. Sonra bir göz atmaya karar verdim. | Open Subtitles | تصارعت مع ضميري لمدة دقيقة ثم قررت إتخاذ نظرة خاطفة |
- Ama Hitler için içtiğiniz bir ant var. - Bu, vicdanımla benim aramda. | Open Subtitles | أقسم على الولاء للدير فورهير هذا هو ضميري |
Hiçbir şeyi saklamadan ve gerçeği gizleme niyeti olmadan, tüm vicdanımla gerçeği, yalnızca gerçeği söyleyeceğime yemin ediyorum. | Open Subtitles | أقسم أن أقول الحقيقة ولا شيء سوى الحقيقة بكل ما يمليه علي ضميري بدون أي نية بإخفاء الحقيقة |
Bu iyi vicdanımla nasıl tekrar tehlikeye bulaşman göz yumabilirim? | Open Subtitles | الآن، كيف أن أشعر بإرتياح ضميري عندما أضعك في طريق الخطر ثانية ؟ |
Sabahtan beri vicdanımla güreşiyorum ve kaybettim. | Open Subtitles | كنت اتصارع مع ضميري طيلة الصباح - وانهزمت |
vicdanımla yaşamak zorunda kalırım bu ben artık Jane Eyre olmayana kadar ruhumu yer bitirir birlikte olmaya güceneceğiniz bir metres olurum. | Open Subtitles | علي أن أعيش بما يملي علي ضميري والقيام بهذا سوف يبدد روحي إلى أن أكون شخصاً آخر وأبقى العشيقة الوضيعة التي ستحتقر البقاء معها |
Üstlerimle, vicdanımla başım belaya girerdi. | Open Subtitles | لوقعت في مشكلة مع رؤسائي مع ضميري |
Bırak onu yürüyüşe çıkarayım ve vicdanımla baş başa kalayım. | Open Subtitles | دعني أخذها في نزهة، وأريح ضميري. |
Her insan gibi ben de vicdanımla muhasebe ederim. | Open Subtitles | مثل أيّ رجل، أنّي تصارعت مع ضميري. |
Öyleyse kendi vicdanımla savaşıyorum. | Open Subtitles | إذن، أنا في صراعٍ مع ضميري |
vicdanımla konuşuyor gibiyim. | Open Subtitles | هو مثل كلام مع ضميري. |