| Ben büyürken, video oyununda benden sergilemem beklenen maksimum beceri, bir oyun kolu ve ateşleme düğmesi ve basitçe el-göz koordinasyonuydu. | TED | عندما تربيت، كانت أقصى مهارة مطلوبة مني في لعبة فيديو هي تنسيق بسيط بين اليد والعين، قبضة التحكم وزر إطلاق النار. |
| Koca bir video oyununda gibisiniz. Bilinç altınız bunu yönlendiriyor. | Open Subtitles | كأنّكم في لعبة فيديو يتحكّم فيها لاوعيكم |
| Sana ekstra güç vermesi için video oyununda alman gereken şeylerdir. | Open Subtitles | في لعبة فيديو هو الشيء الذي تجمع لإعطائك قوة إضافية |
| Belki de çözülmemiş bir cinayetimiz ve video oyununda saklanan bir katilimiz olduğu içindir. | Open Subtitles | ربما لأن لدينا قضية غير محلولة بقاتل يختبئ في لعبة فيديو |
| Sizorospuçocukları video oyununda olacaksınız. | Open Subtitles | انتما أيها الحقيران ستكونان في لعبة فيديو |
| 12 yaşındayken, kendi yarattığım Achilles in Kronos video oyununda oynadı. | Open Subtitles | بعمر 12، لعب دور آخيل شاب في "كرونوس" لعبة فيديو أنتجتُها أنا. |
| Dostum, her video oyununda seni yok ediyorum. | Open Subtitles | المتأنق، أنا تدمير لك في كل لعبة فيديو. |
| - Kurbanı, Simon Greenberg'ü tanımadığını söylemiştin ama burada, bir video oyununda onunla kavga etmişsin. | Open Subtitles | قلت بأنك لا تعرف (الضحية , (سايمون غرينبرغ وهنا انت على لعبة فيديو قتال معه |
| video oyununda tartışanın Tariq olduğunu söyledi. | Open Subtitles | على لعبة فيديو (أمير) يقول انه كان(طارق) |
| - video oyununda değiliz! Dur! | Open Subtitles | -هذه ليست لعبة فيديو لعينة ! |