| - Çavuş West'i tanıyor musunuz, efendim? - Bizim Kara Şapkamızdı. | Open Subtitles | هل تعرف سيرجنت ويست ياسيدى لقد كان قائدنا |
| - West'i ben vurmadım. - Biliyorum. Pike vurdu. | Open Subtitles | انا لم اطلق النار على ويست اعلم هذا بيك فعلها |
| Dunbar böyle dedi. "West'i ben vurmadım." West vurulmadı. | Open Subtitles | هذا ماقاله دونبار قال انه لم يقتل ويست وهو لم يطلق عليه الرصاص |
| Çavuş Mueller, Çavuş West'i öldürmekten tutuklusunuz. | Open Subtitles | سيرجنت مولار انت مقبوض عليك بتهمه قتل ويست |
| Ben Bay Grant. Doktor West'i serbest bırakabilirsiniz. | Open Subtitles | ان استاذ جرانت اطلق سراح دكتور وست |
| Tamam. Yani plan West'i öldürüp, suçu Pike'a atmaktı. | Open Subtitles | حسنا الخطه كان قتل ويست والقاء اللوم على بيك |
| Başkan West'i indirme fikrine öyle kapılmıştım ki,doğru ve... yanlışı ayıramadım. | Open Subtitles | لقد انغمست في محاولة اسقاط العمدة ويست حتى أصبحت لا أفرق بين الحق و الباطل |
| Bizler, jüri üyeleri olarak, davalı Marlon West'i... suçsuz bulduk. | Open Subtitles | إن هيئة المحلّفين ترى أن المدّعى عليه مارلون ويست ليس مذنبًا |
| Beraat ettiğinize göre, Başkan Adam West'i gelecekte neler bekliyor? | Open Subtitles | , الآن بعد أنك برأت كيف المستقبل يحمل للعمدة آدم ويست ؟ |
| İkiniz de vatandaşlık vazifenizi yerine getirip Başkan West'i kurtardınız. | Open Subtitles | أنتما كلاكما فعلتم واجبكم المدني وأنقذتما العمدة ويست |
| Beraat ettiğinize göre, Başkan Adam West'i gelecekte neler bekliyor? | Open Subtitles | برأت أنك بعد الآن , ؟ ويست آدم للعمدة يحمل المستقبل كيف |
| İkiniz de vatandaşlık vazifenizi yerine getirip Başkan West'i kurtardınız. | Open Subtitles | ويست العمدة وأنقذتما المدني واجبكم فعلتم كلاكما أنتما |
| ve eğer Clayton West'i temsil ediyorsan bilmek istiyorlar. | Open Subtitles | يريدون أن يعرفوا إن كنت تمثلين كلايتون ويست. |
| Bay West'i basın alanına götürüp onu orada tutabilir misiniz lütfen? | Open Subtitles | ايمكنكم ان تضعوا السيد ويست في قاعة المؤتمرات الصحفية وإبقائه هناك؟ شكراً لكم. |
| Ve bu delile dayanarak, polis Marlon West'i tutukladı. | Open Subtitles | ووفقاًلهذهالأدلةأعتقلتالشرطة"مارلون ويست" |
| Tam Çin restoranına doğru yola koyulmuştuk ki Adam West'i gördüğümüzü sandık ve takip ettik. | Open Subtitles | كنا في طريقنا إلى المطعم الصيني ثم ظننا أنا رأينا "آدم ويست" فلحقنا به |
| Dr. Karl West'i dinlediğiniz için teşekkürler. | Open Subtitles | كان معكم دكتور "كارل ويست" شكرا لاستماعكم |
| Bunun West'i işaret ettiği su götürmez bir gerçek. | Open Subtitles | ذلك يشير بما لا يقبل الجدل إلى ويست |
| Kurbandan Başkan West'i tehdit eden not. | Open Subtitles | ملاحظة من الضحية تهدد العمدة ويست |
| Geçen hafta burada Kanye West'i izlemiştim. | Open Subtitles | مثلا لقد جلست هنا الاسبوع الماضي لمشاهده كانييه وست يُغني . كانييه وست = مغني امريكي |
| Arthur West'i öldürüp suçu üzerine attı. | Open Subtitles | قتل وست آرثر وبعد ذلك لفق التهمة لك |