| Galiba Joseph Willowbrook'un şu protestoları başlatan Kızılderili'nin sivil itaatsizlik geçmişi var. | Open Subtitles | يبدو أن جوزيف ويلبروك الأمريكي الأصلي الذي يتزعم المظاهرات يملك تاريخاً من العصيان المدني |
| Bay Willowbrook bu mağaraların önemini herkesten daha iyi anlıyorum ama Luthor Şirketi ile birlikte geçinebileceğiniz bir yol olmalı. | Open Subtitles | سيد ويلبروك أنا أعرف أهمية هذه الكهوف أكثر من أي شخص آخر لكن لابد من وجود طريقة تتعايش بها في سلام مع مؤسسة لوثر كورب |
| Bay Willowbrook'un çöpünde, kurbanın kanı olan bir havlu bulduk. | Open Subtitles | لقد وجدنا منشفة في قمامة السيد ويلبروك عليها دم يطابق دم الضحية |
| Bay Willowbrook, adınız bir cinayet davasına karıştığı için üzgünüm. | Open Subtitles | سيد ويلبروك أنا آسفة على تورطك بجريمة قتل |
| Willowbrook sakinlerinin sahte yardım derneklerine bağış yapmalarını sağlamak için sizi kullanıyorlardı. | Open Subtitles | لقد كانو يجعلوك تضغط على المقيمين في ويلوبروك ليتبرعو لحملاتهم الخيرية المزيفة |
| Vs. vs. vs. Adam Willowbrook'de 24 yaşındaki Mabel Smith'e sarkıntılık etmiş, kocası olduğunu iddia etmiş. | Open Subtitles | ( الرجل خاطب ( مايبيل سميث فى الرابعة والعشرون ( ويلبروك ) |
| - Lütfen Bay Willowbrook... | Open Subtitles | -أرجوك سيد ويلبروك |
| Çünkü Willowbrook'ta bu sabah erken saatlerde benimle birlikte değildin. | Open Subtitles | لأنك لم تكوني معي في ويلوبروك صباح اليوم |
| Çünkü Willowbrook'ta yakın zamandaki tüm ölümlere baktığımızda hayırsever bağışı ile ölümler arasında bir bağlantı bulacağımıza eminim. | Open Subtitles | لأني متاكد تماما عندما سنلقي نظرة على جميع الوفيات الحديثة في ويلوبروك سنجد نفس النمط |
| Ölü adamlarının Willowbrook'ta çevirdiği dolapları öğrenince bayağı kızdı. | Open Subtitles | كان متشوقا ليعلم عن عمليات الاحتيال في ويلوبروك التي كان يقوم بها فتيته القتلى |