"yürüyorlar" - Translation from Turkish to Arabic

    • يمشون
        
    • يسيرون
        
    • ساروا
        
    • يمشيان
        
    • ويسيرون
        
    hepsi içeri bu zamanda geliyorlar. karşıya tarafa yürüyorlar, bir çeşit sükunetle içeri geri geliyorlar TED إنهم يعودون في نفس هذا الوقت يمشون إلى الجانب الآخلا, كنوع من التمهل
    Limana ulaşmak için kilometrelerce yol yürüyorlar. Open Subtitles يمشون لمسافة أميال وأميال للوصول إلى الميناء
    Bankalar açık. Yaşlı insanlar özgürce sokaklarda yürüyorlar. Open Subtitles البنوك مفتوحة ، رجال مسنون يمشون بالشارع مع رفيقات
    Fakat sınıfıma girdiklerinde arkadaş oluyorlar, eve birlikte yürüyorlar, ödevlerini birlikte yapıyorlar. TED ولكن عندما يدخلون فصلي فهم يكوّنون الصداقات، يسيرون إلى بيوتهم معًا، ويقومون بواجباتهم المدرسية معًا.
    Asalaklar! Birbirinin aynı, ürkütücü, sıkıcı kıyafetleri giymiş caddeden aşağı yürüyorlar. Open Subtitles كأسراب النحل يسيرون في الطرقات لهمنفسالمظهرويرتدون..
    Üç gündür yürüyorlar ve hiçbirşey bulamadılar. Open Subtitles ساروا لمدة ثلاثة أيام ولم يعثروا على شيء
    Aynı tarz yürüyorlar. Open Subtitles يمشيان بنفس الطريقة.
    Irak'lı savaş esirleri mevzilerini terk ederek ve yanan petrol kuyularının yanından yorgun argın elleri başlarında yürüyorlar. Open Subtitles أسرى الحرب العراقيين يتقدمون وأيديهم مرفوعة ويسيرون بجوار حقول النفط المحترقة و المواقع الدفاعية المهجورة
    Güzel yürüyorlar ama savaşabilirler mi? Open Subtitles إنهم يمشون جيداً، ولكن هل بإمكانهم القتال؟
    Blok boyunca yürüyorlar, ışığı bekleyip karşıya geçiyorlar. Open Subtitles يمشون بمحازاة المبنى، ينتظرون إشارة المرور، يعبرون عند حلول الإشارة
    Mülteciler yorgun argın her gün yürüyorlar ve ben hükümetin onlara yardımcı olmak için adım attığını göremiyorum. Open Subtitles اللاجئون يمشون للأمام كلّ يوم، ولا أستطيع رؤية الحكومة تتدخّل لمساعدتهم.
    Burada aşağıda oldukça mutlular, otlakların arasında yerde yürüyorlar. Open Subtitles سعيدين تمامًا هنا على الأرض يمشون خلال العشب.
    Farklı yürüyorlar. Farklı konuşuyorlar. Open Subtitles إنهم يمشون بشكل مختلف ويتكلمون بشكل مختلف
    İnsanlar yürüyorlar, bisiklete biniyorlar ve geliyorlar, gidiyorlar ve arabalarında oturuyorlar. Open Subtitles الأشخاص فقط يمشون و يركبون الدراجات . و يأتون و يذهبون و يجلسون في سياراتهم
    Onları sakinleştiriyor. Başlarında kimse yokken halka halinde yürüyorlar. Open Subtitles هذا يهدأهم يسيرون بدوائر بعيداً عن الرعاة
    İşkenceciler... sokaklarda özgürce yürüyorlar. Open Subtitles الذين مارسوا التعذيب يسيرون الآن بحرية في الشوارع
    yürüyorlar ve karanlık çökünce hiçbir şey göremeyeceğiz. Open Subtitles إنهم يسيرون على الأقدام و لن يروا شيئاً عندما يحل الظلام
    Bu insanlar birbirlerine çok yakın yürüyorlar. Open Subtitles هؤلاء الناس يسيرون على مقربةٍ شديدة من بعضهم.
    Ama havuza gelmek için güneşin altında yürüyorlar. Open Subtitles لكن للوصول إلى المسبح، يسيرون في حر الشمس.
    Tamam beklesin biraz! 6 gündür yürüyorlar ve onlara söylenecek tek şey boşuna yürümüş oldukları! Open Subtitles يمكنها ان تنتظر, يجب ان يعرفوا لقد ساروا لمدة ستة ايام من دون فائده
    Yakıcı güneşin altında on saattir yürüyorlar. Open Subtitles لقد ساروا لعشر ساعات في الشمس الحارقة.
    "Birmiş gibi yürüyorlar" Open Subtitles إنهما يمشيان كشخص واحد .
    Yanlızca bu arkadaşlar biraz daha büyükler ve iki ayakları üstünde yürüyorlar. Open Subtitles فقط أن هؤلاء أكبر قليلاً ويسيرون على قدمان

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more