| yanardağlar, gezegenimizdeki en uzun dağ sırasının bel kemiğini oluşturur. | Open Subtitles | البراكين تُكَون العمود الفقري لأطولسلسلةجبالعلي كوكبنا: |
| yanardağlar atmosfere karbon dioksit salarlar ve okyanuslar da bunu yavaşça emerler. | Open Subtitles | تُزود البراكين الغلاف الجوي بثاني أُكسيد الكربون. و تمتصهُ المحيطات بِبُطأ. |
| Hiçbirimiz yanardağlar hakkında bir şey bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا احد منا يعرف شيءً عن تصرفات البراكين. |
| Bereket versin ki, Etna gibi yanardağlar buna izin vermiyor. | Open Subtitles | لحسن الحظ، براكين كـ إتنا لا يسمحون لذلك بأن يحدث. |
| Bu plakaların sınırlarında dağ tepeleri derin rift vadileri hatta yanardağlar vardı. | Open Subtitles | و الحدود بين هذه الصفائح يوجد بها نطاقات جبلية صدوع وديان عميقة وحتي براكين |
| Sülfürik bulutlar, asit yağmurları, etkin yanardağlar gezilip görülecek yerler arasında. | Open Subtitles | الغيوم الكبريتية، والامطار الحمضية والبراكين النشطة كلها علي لائحة الجذب هنا |
| 75 milyon yıl önce o yanardağlar yoktu. | Open Subtitles | تلك البراكين لم تكن موجودة مُنذ 75 مليون سنة. |
| Ve yanardağlar hakkında program izliyordum. | Open Subtitles | و... أشاهد برامج عن البراكين |
| Sürekli yanardağlar ve depremlerle sarsılıyor. | Open Subtitles | انها دائمة الثوران. براكين وزلازل. |
| Nepal, hayır işleri, yanardağlar. | Open Subtitles | نيبال ، والعمل التطوعي ، والبراكين . |