| Fiziksel temas yok, yoksa hızla yayılacaktır. | Open Subtitles | تأكد من عدم وجود إجهاد جسدي أو سينتشر ذلك بسرعة |
| Size bir şey diyeyim mi, adam virüs gibi yayılacaktır. | Open Subtitles | اجعلنى اقول لك, انه سينتشر كالفيروس. |
| Palladium'un artık şehirde olmadığı söylentileri yayıldığı gibi yeniden geldiği de yakında yayılacaktır. | Open Subtitles | كما سرت شائعة إنّ الـ(باليديوم) ليس موجوداً في المدينة سينتشر خبر إستعادته عن قريب |
| - Bunun farkındayım! - Şiddet yayılacaktır. | Open Subtitles | - اعلم, سينتشر العنف |
| yayılacaktır. | Open Subtitles | -إنّه سينتشر" " |
| Bu yayılacaktır. | Open Subtitles | النبأ سينتشر |
| - Haber yayılacaktır. | Open Subtitles | سينتشر خطابك |