| Bu kirli mekana hoş geldin, Teğmen Yoki. | Open Subtitles | مرحبا بك في هذا المكان المتسخ,ايها المساعد يوكي |
| Daha sonra bunların hepsi senin olacak, Teğmen Yoki. | Open Subtitles | عندها كل هذا سيكون لك وحدك, أيها المساعد يوكي |
| Sende hiç Yoki hissetmiyorum, ama aşağılık halkı bölmek beni en çok eğlediren şey. | Open Subtitles | انا لم اشعر بأي يوكي صادره منك ولكن انا بحتقر الاشخاص الذين يقحمون انفسهم عندما اكون في قمة متعتي |
| Bu bölgeyi kontrol eden Yoki, başbelasının ve domuzun tekidir. | Open Subtitles | الشخص المدعوا يوكي الذي يسيطر على هذه المنطقه انه خنزير مال وهو مقزز! |
| Kasabaya üç olağanüstü Yoki varlığının girdiğini hissediyorum. | Open Subtitles | اشعر بوجود ثلاث طاقات هائلة من "اليوكي" تدخل المدينة |
| Yoki varlığını hissetmedim bile- | Open Subtitles | هذا مستحيل , لم أشعر بأية "يوكي" على الإطلاق |
| Görünüşe göre güçlü bir Yoki söyledikleriyle diğer ikisinin aklını karıştırıyor. | Open Subtitles | يبدو أن التي لديها أقوى "يوكي" قالت شيئا أزعج الإثنتين اللتان معها |
| Onunla karşılaştırıldığında, diğer küçük Yoki oldukça sakin... | Open Subtitles | التي لديها "يوكي" صغيرة تبدو هادئة |
| Çok güçlü bir Yoki. | Open Subtitles | هنالك "يوكي" هائلة جدا هنا |
| Ben Yoki. | Open Subtitles | انا يوكي. |
| Teresa en iyi çünkü eşsiz bir Yoki hissetme yeteneği var. | Open Subtitles | تيريزا أفضل بسبب "قدرتها الفريدة على الإحساس بـ "اليوكي |
| Uyandığını düşündüğüm Yoki şu anda dengesini sağladı. | Open Subtitles | اليوكي" التي تخص الشخص الذي أستيقظ استقرت الآن |